Atatürk ile ilgili Resimli Öyküler -Ataturk ve Anıları Resimli

Konusu 'Mustafa Kemal Atatürk' forumundadır ve Almira tarafından 7 Kasım 2010 başlatılmıştır.

  1. Almira

    Almira Administrator

    GAZİPAŞA İLE YAŞLI NİNE

    [​IMG]

    Gazi Çiftliğinde dolaşıp hava alırken oldukça yaşlı bir kadına rasladık. Atatürk attan inerek bu ihiyar kadının yanına sokuldu.
    - Merhaba nine
    Kadın Ata'nın yüzüne bakarak hafif bir sesle;
    - Merhaba dedi.
    - Nereden gelip nereye gidiyorsun?
    Kadın şöyle bir duraklayıp,
    - Neden sordun ki, dedi.
    Buraların sahibi mısın? Yoksa bekçisi mi?
    Paşa gülümsedi.



    [​IMG][​IMG]



    [​IMG]

    - Ne sahibiyim ne de bekçisiyim nine. Bu topraklar Türk milletinin malıdır. Buranın bekçisi de Türk milletinin kendisidir. Şimdi nereden gelip nereye gittiğini söyleyecek misin?
    Kadın başını salladı.
    - Tabii söyleyeceğim, ben
    Sincan'ın köylerindenim bey, otun güç bittiği, atın geç yetişdiği kavruk köylerinden birindeyim.
    Bizim mıhtar bana bilet aldı trene bindirdi,kodum Angara'ya geldim.
    [​IMG][​IMG]


    - Muhtar niçin Ankara'ya gönderdi seni?
    - Gazi Paşamızı görmem için.
    Başını pek ağrıttım da.... Benim iki oğlum gavur harbinde şehit düştü. Memleketi gavurdan kurtaran kişiyi bir kez görmeden ölmeyeyim diye hep dua ettim durdum. Rüyalarıma girdi Gazi Paşa.
    Bende gün demeyip mıhtara anlatınca, o da bana bilet alıverip saldı. Angaraya, giceleyin geldimdi. Yolu neyi de bilemediğimden işte ağşamdan belli böyle kendimi ordan oraya vurup duruyom bey.
    - Senin Gazi Paşa'dan başka bir isteğin var mı?
    Kadını birden yüzü sertleşti.
    Tövbe de bey, tövbe de! Daha ne isteyebilirim ki... O bizim vatanımızı gurtardı. Bizi düşmanın elinden kurtardı.
    Şehitlerimizin mezarlarını onlara çiğnetmedi daha ne isteyebilirim ondan? Onun sayesinde şimdi istediğimiz gibi
    yaşıyoruz. Şunun bunun gavur dölünün köpeği olmaktan onun sayesinde kurtulmadık mı? Buralara bir defa yüzünü görmek,ona
    sağol paşam! Demek için düştüm.Onu görmeden ölürsem gözlerim açık gidecek. Sen efendi bir adama benziyon, bana bir yardım
    ediver de Gazi Paşayı bulacağım yeri deyiver. Atatürk'ün gözleri dolu dolu olmuştu, çok duygulandığı her halinden belliydi. Bana dönerek,



    [​IMG][​IMG]
    - Görüyorsun ya Gökçen, işte bu bizim insanımızdır...
    Benim köylüm, benim vefalı Türk anamdır bu.
    Attan indim. Yaşlı kadının elini tuttum anacığım dedim, sen gökte aradığını yerde buldun, rüyalarını süsleyen, seni buralara kadar koştura Gazi Paşa yani Atatürk işte karşında duruyor.
    Köylü kadın bu sözleri duyunca şaşkına döndü.
    Elindeki değneği yere fırlatıp, Atatürk'ün ellerine sarıldı.
    Görülecek bir manzaraydı bu. İkiside ağlıyordu. İki Türk insanı biri kurtarıcı, biri kurtarılan, ana oğul gibi sarmaş dolaş ağlıyorlardı. Yaşlı kadın belki on defa öptü atanın
    ellerini. Ata da onun ellerini öptü. Sonra heybesinden küçük bir paket çıkarttı. Daha doğrusu beze sarılmış bir köy peyniri. Bunu
    Atatürk'euzattı;
    - Tek ineğimim sütünden kendi ellerimle yaptım Gazi Paşa, bunu sana hediye getirdim. Seversen gene yapıp getiririm. Paşa hemen orada bezi açıp peyniri yedi. Çok beğendiğini söyledi. Sonra birlikte köşke kadar gittik. Oradakilere şu
    emri verdi;
    "Bu anamızı alın burada iki gün konuk edin. Sonra köyüne götürün. Giderken de kendisine benim
    bütcemden üç inek verin armağanım olsun."



    [​IMG][​IMG]




  2. Almira

    Almira Administrator

    Ce: Atatürk ile ilgili Resimli Öyküler -Ataturk ve Anıları Resimli

    [​IMG]
    Atatürk’e hakaretten sanık bir köylü hakkında kovuşturma yapılıyordu. Durumu Ata’ya bildirdiler.
    -Mahkemeye veriyoruz, dediler, size küfür etmiş.
    Atatürk sordu:
    -Ben ne yapmışım ona?
    [​IMG][​IMG]

    Soruşturma evrakını inceleyenler açıkladılar:
    -Gazete kağıdı ile sardığı sigarayı yakarken kağıt tutuşmuş da ondan.
    Bunu söyleyen o zamanın bakanlarından biridir. Bakana şu soruyu yöneltmiş:
    -Siz hiç gazete kağıdı ile sigara içtiniz mi?
    -Hayır...
    -Ben Trablus’ta iken içmiştim. Pek berbat şeydir. Köylü gene bana az küfretmiş. Siz bunun için mahkemeye vereceğiniz yerde, ona insan gibi sigara içmeyi sağlayınız.
    [​IMG]


  3. Almira

    Almira Administrator

    Ce: Atatürk ile ilgili Resimli Öyküler -Ataturk ve Anıları Resimli

    Ata nın Cevap Veremediği Tek İnsan..?
    [​IMG]
    Tarihimiz sayısız savaşlarla doludur. Biz bu savaşlardan baş kaldırıp ne memleketi imar edebilmiş, ne de kendimiz refaha kavuşmuşuzdur. Bunun sebebi, bizim suçumuz olduğu kadar düşmanlarımızın da suçudur. Çünkü başta Ruslar olmak üzere düşmanlarımız hep şöyle düşünürlerdi:
    -Türklere rahat vermemeli ki, başka sahalarda ilerleyemesinler...
    Bunun için de sık sık başımıza belalar çıkarırlar, savaşlar açarlar, Balkan milletlerini “İstiklal” diye kışkırtırlardı.
    Biz böyle durmadan savaşırken de o zamanlar askere alınmayan gayri müslimler zenginleşirlerdi.

    Onların neden zengin, bizim neden fakir

    kaldığımızı bir köylü, Atatürk’e verdiği kısa bir cevap ile çok güzel açıklamıştır.
    Atatürk, Mersin’e yaptığı seyahatlerden birinde, şehirde gördüğü büyük binaları işaret ederek sormuş:
    -Bu köşk kimin?
    -Kirkor’un...
    -Ya şu koca bina?
    -Yargo’nun...
    -Ya şu?
    -Salomon’un...
    [​IMG]
    Atatürk biraz sinirlenerek sormuş:
    -Onlar bu binaları yaparken ya siz nerede idiniz? Toplananların arkalarında bir köylünün sesi duyulur:
    -Biz mi nerede idik? Biz Yemen’de, Tuna Boyları’nda, Balkanlar’da, Arnavutluk Dağlarında, Kafkaslar’da, Çanakkale’de, Sakarya’da savaşıyorduk paşam...
    Atatürk bu anısını naklederken:
    -Hayatımda cevap veremediğim tek insan bu ak sakallı ihtiyar olmuştur, der dururdu

    [​IMG][​IMG]
  4. Almira

    Almira Administrator

    Ce: Atatürk ile ilgili Resimli Öyküler -Ataturk ve Anıları Resimli

    Atatürk ve Nöbetçi




    [​IMG]

    [​IMG][​IMG]
    İtalyanların Habeş Harbi sıralarında idi. Ege kıyılarında kıta ve tahkimat komutanları çok titiz davranıyorlar, kıtaya herhangi bir yabancının sızması olasılığına karşı erleri sık sık uyarıyorlardı.
    Bu günlerin birinde Atatürk’ün teftişe geleceği haber alındı. Atatürk beklenilen günde yanındaki erkanı ile geldi. Kıtaları teftiş edip dolaşmaya koyuldu.
    [​IMG][​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG][​IMG]
    Savunma mevzilerinden birine giden yolun dönemecinde Atatürk birdenbire durdu. Yanındakilere:
    -Siz beni burada bekleyiniz, ben yalnız gideceğim, dedi.
    Yanındaki komutanlar tereddütle birbirlerinin yüzüne baktılar. Fakat, tabii bir şey söyleyemediler.
    Atatürk patikanın kıvrımını döndü. Koruganın hakim bir noktasında nöbet bekleyen Mehmetçiğe doğru yürüdü. Uzaktan gelen bir sivilin kendisine doğru yürüdüğünü gören Mehmetçik hemen silahına davrandı. Daha fazla yaklaşmasına izin vermeden gür sesi ile:
    -Dur!... diye gürledi.
    Atatürk bu kesin ihtar karşısında durarak:
    -Sen beni tanımıyor musun? Ben kimim?
    -Mustafa Kemal’sin komutanım.
    -Peki sen benim Mustafa Kemal olduğumu biliyorsun da hala neden yasak, diyorsun?...
    Mehmetçik bir an durakladı. Herhalde teftişten haberi vardı. Fakat onun bildiği Atatürk, yanında kalabalıkla gelirdi. Böyle yapayalnız gelmezdi. Bir an daha düşündükten sonra kafasını salladı ve safiyetle yanıt verdi:
    [​IMG][​IMG]
    -Komutanım, Mustafa Kemal’sin Mustafa Kemal olmasına ama... Düşmanların işine akıl sır ermez... Birini sana benzetir içeri sokarlar... Gözünü seveyim sen şu bizim yüzbaşıyı al birlikte gel, o zaman nereye istersen git!
    Atatürk, geri döndükten sonra komutanlara bunu anlattı. Bu mert ve uyanık eri çavuşluğa yükselttirdi.


    [​IMG][​IMG]
  5. Almira

    Almira Administrator

    Ce: Atatürk ile ilgili Resimli Öyküler -Ataturk ve Anıları Resimli

    HATAY
    [​IMG]

    1923 yılı Mart’ının On Beşi Pazar günüydü. Atatürk, Adana İstasyonu’nda trenden inmiş; sağı solu dolduran halkın coşkun alkışları, “Yaşa varol!” sesleri arasında yaya olarak kente giriyordu.
    [​IMG][​IMG]
    [​IMG]
    Yarı yolda karalar giymiş bir kadın kalabalığı göze çarptı; sonra onların arasından ikişer levha taşıyan dört genç kız çıktı; Atatürk’ün önünde durdular. Arkalarından bir kız daha göründü ve önüne geçti. Hıçkırıklar, iniltiler ve yalvarışlarla dolu bir nutuk söylemeye başladı. Bu genç kızın kişiliğinde henüz tutsak bulunan İskenderun’la Antakya’nın Türk olan bütün halkı:

    [​IMG]

    “Bizi de kurtar” diye yalvarıyordu.
    Herkesin gözleri yaşarmıştı, hıçkırıklarını tutamayanlar vardı.
    Atatürk’ün de gözleri nemliydi ve başı eğilmiş gibiydi. Genç kızın nutku bitince Atatürk’ün alnı yükseldi; mavi gözlerinde ve pembe yüzünde bir çelik parıltısı görüldü. Her kelimesi üzerinde kuvvetle durarak:
    [​IMG][​IMG]


    [​IMG]

    -Kırk asırlık Türk yurdu yabancı elinde kalamaz! dedi.
    On altı yıl sonra Hatay sorunun en heyecanlı günlerinde, hasta ve bitkin olmasına rağmen, Hatay’a yakın olmak için tekrar Adana’ya gitti. Dört saat ayakta durmak, birliklerin geçidini izlemek gibi olağanüstü bir dayanıklılık gösterdi. Hatay kurtuldu, fakat Atatürk’ü yitirdik.
    İsmail Habib, bu konuyu şöyle bitirir:
    “Hatay, Hatay! Seni kurtaran, aynı zamanda senin şehidin oldu!”

    [​IMG][​IMG]
  6. Almira

    Almira Administrator

    Ce: Atatürk ile ilgili Resimli Öyküler -Ataturk ve Anıları Resimli

    [​IMG]

    [​IMG][​IMG]
    Birgün Müslüman memleketlerinden birinde (Mısır'da) bağımsızlık davası için çalışan liderlerden biri, Mustafa Kemal'i görmeye gelmişti. Kendisine:

    -"Bizim hareketin de başına geçmek istemez misiniz?" diye sordu.

    Olabilecek şey değildi ama insan yoklamalarını pek seven Mustafa Kemal:

    -"Yarım milyonunuz bu uğurda ölür mü?" diye sordu.

    Adamcağız yüzüne bakakaldı.

    [​IMG][​IMG]

    [​IMG]


    -"Fakat Paşa Hazretleri yarım milyonumuzun ölmesine ne lüzum var? Başımızda siz olacaksınız ya..."

    -"Benimle olmaz beyefendi hazretleri, yalnız benimle olmaz. Ne vakit halkınızın yarım milyonu ölmeye karar verirse, o zaman gelip beni ararsınız."
    [​IMG][​IMG]

  7. Almira

    Almira Administrator

    Ce: Atatürk ile ilgili Resimli Öyküler -Ataturk ve Anıları Resimli

    DÜŞMANDAN KAÇILMAZ..
    [​IMG]


    [​IMG][​IMG]

    Çanakkale Savaşı’nın en amansız günüydü. Mustafa Kemal 34 yaşında Arıburnu’nda İstanbul’u karadan çevirip almak isteyen düşmanların karşısındaydı.
    25 Nisan günü İngilizler Arıburnu’na asker çıkarmaya başlamışlardı. Orada bulunan küçük birlik geri çekiliyordu. Bunu gören Mustafa Kemal, karşılarına dikildi:
    -Nereye gidiyorsunuz?
    -Efendim, düşman...
    -Nerede?
    -İşte


    [​IMG]


    [​IMG][​IMG]

    261 rakımlı tepede düşman çıkarma yapıyordu. Bizim birliklerden daha yakındı. Kaybedecek zaman yoktu.
    -Düşmandan kaçılmaz.
    -Kurşunumuz kalmadı.
    -Süngünüz var ya... Süngü tak!... İleri?...
    Mehmetçikler, büyük komutana uymuş, süngü takmışlardı. En uygun noktaya geldiler.
    -Yat...
    Düşman askerleri, karşılarında ateşe hazır Türk kuvvetlerini görünce sindiler ve ateşe başladılar. Zaman kazanılmıştı. Mustafa Kemal yanındaki subayı gerideki birliklere haberci gönderdi. Yetişen Mehmetçikler düşmanı püskürttü.



    [​IMG][​IMG]


    [​IMG]


    [​IMG][​IMG]

  8. Almira

    Almira Administrator

    Ce: Atatürk ile ilgili Resimli Öyküler -Ataturk ve Anıları Resimli



    BANA BENZER Mİ ?



    [​IMG]

    [​IMG]

    Bir gün askeri bölgeye giderken otomobili bozuldu.
    - Yürüyelim, otomobil yapılınca arkadan gelsin, dedi.
    Atamızla arkadaşları yürüdüler. İlerden Mehmetçik bağırdı:
    - Dur. Kimsin?
    Durdular, Mehmetçik geldi:
    - Buralara Atamız gelecek. Geçmek yasaktır.
    Ata güldü:

    [​IMG][​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG][​IMG]

    - İyi bak, Atatürk bana benzer mi?
    Mehmetçik baktı, gözleri parladı.
    - Benzemeye benzer ama, askerlik bu, bir de onbaşım görsün, dedi


    [​IMG]
    __​
  9. Almira

    Almira Administrator

Sayfayı Paylaş