Hamİle Meryem: / Hamİle Meryem: hakkında

Konusu 'Hristiyanlık' forumundadır ve Duru tarafından 15 Kasım 2009 başlatılmıştır.

  1. Duru

    Duru Administrator

    Hamile Meryem:

    Aradan bir süre geçti, hamilelik alâmetleri belirmeye başladı. Bunun üzerine mabedden ayrılarak insanlardan uzak bir yere çekildi.
    “Nihayet ona hamile kaldı ve bu sebeple uzak bir yere çekildi.” (Meryem: 22)
    Eşi olmadığı halde çocuk doğurmasından dolayı ev halkının kendisini ayıplamalarından korktuğu için, çocuk karnında olduğu halde onlardan ayrılıp uzak bir yere, yalnızlığa çekildi.
    “Doğum sancısı onu bir hurma ağacına (dayanmaya) sevketti.” (Meryem: 23)
    Ona doğum yaptıracak bir ebe de yoktu. Çektiği doğum sancısı onu, kenara çekildiği yerde bulunan bir hurmanın dibine gitmek durumunda bıraktı. Ki, doğum anında da ağaca dayansın.
    “Dedi ki:
    Keşke bundan önce ölmüş olsaydım da unutulup gitseydim!” (Meryem: 23)
    Evli bir kadın ilk çocuğunu doğururken sancıdan kıvranır, fakat hiçbir zaman üzgün olmaz.
    Bu çocuk sebebiyle mihnete uğrayacağını, büyük bir imtihan geçireceğini, insanların bunu doğruya yormayacaklarını, kendisine inanmayacaklarını bildiği için böyle bir temennide bulunmuştu.
    Bir ses ona üzülmemesini, gönlünün rahat olmasını söyledi.
    “Onun altından bir ses kendisine şöyle seslendi:
    Sakın tasalanma! Rabbin senin alt yanında bir su arkı vücuda getirmiştir.” (Meryem: 24)
    Diğer bir harika ve lütuf olarak susuz bir sahada küçük bir ırmak akmaya başladı, ondan istifadeye imkân verildi.
    “Hurma ağacını kendine doğru silkele, üstüne taze hurma dökülsün.” (Meryem: 25)
    Melek ona kuru hurma ağacını silkelemesini emretti ki, arkta akan tatlı su mucizesini gördükten sonra kurumuş hurma ağacına hayat verme hususundaki diğer bir mucizeyi de görsün.
    Bu hadise Hazret-i Meryem’in kerameti, İsa Aleyhisselâm’ın da peygamberlik mucizesidir.
    “Ye, iç, gözün aydın olsun!” (Meryem: 26)
    Seni üzen şeyleri bir tarafa at. Çocuk sebebiyle gönlünü hoş tut. Sen gerçekten tebrike şâyansın.
    “Eğer insanlardan birini görecek olursan de ki:
    Ben çok esirgeyici Allah’a oruç adadım, artık bugün hiçbir insanla konuşmayacağım.” (Meryem: 26)
    Bu ses aynı zamanda ona, evli olmadığı halde hamileliğinden dolayı kendisini suçlayan bir kimse ile karşılaşırsa hiçbir cevap vermemesini: “Ben bugün hiçbir insanla konuşmamaya Allah için söz verdim.” demesini tavsiye ediyordu. Bütün bunlar onun Rabbine karşı derin saygısının bir mükâfatı idi.

Sayfayı Paylaş