Kabe Hakkında Bilgiler, Kabe'ye Nasıl Gidilir, Tavsiyeler, Tarihçesi

Konusu 'Dünyadaki Güzellikler' forumundadır ve imparator tarafından 3 Aralık 2008 başlatılmıştır.

  1. imparator

    imparator Active Member

    [​IMG]
    KABE'NİN TARİHÇESİ

    Müslümanların hacı olabilmek için "tavaf ettikleri", Beytullah (Allah'ın evi) olarak da adlandırılan Kabe'nin ne zaman ve kimler tarafından yapıldığı konusunda çeşitli söylenceler ve inançlar vardır. İslam inancı, Kuran' da Kabe temellerinin İbrahim peygamber ile oğlu İsmaü peygamber zamanında atıldığını bildirir. İbrahim peygamber, düşünde emrolunduğu gibi, oğlunu, kurban etmek amacıyla sunağa getirdiğinde Allah onlara, İsmail yerine kurban edilecek bir koç gönderdi ve olayın, İbrahim'i sınamak üzere yaratıldığı vahiy yoluyla kendisine bildirildi. Oğlunu kurban etmekten kurtulan İbrahim sevinç içindeydi. O sırada kendisine, oğlu İsmail ile birlikte bütün inanmışların, içinde ibadet edebilecekleri bir bina yapmaları gerektiği emredildi, İbrahim ve İsmail bu binayı Mekke'de yaptılar. Söylenceler, bu iki peygamberin, yeryüzünün ilk mabedini yaparken dünyadaki bütün yapı taşlarına haber salarak örnekler istediğini ve her yörenin taşından yapıya koyarak bir dünya mabedi yaptıklarını açıklar. Hatta, Anadolu söylenceleri, Göreme'deki peribacalarının, Kabe inşaatına yetişemediği için o yörede donakalan taşlardan oluştuğunu anlatır. Ama aslında yapı, Mekke çevresindeki dağlardan çıkarılan kara taşlardan oluşmuştur.

    Yapıya Kabe adı, biçiminden dolayı verilmiştir. Arapçada bu sözcük, küp biçiminde yapı anlamına gelir. Gerçekte yapı dört yüzü birbirine eşit, tam küp biçiminde de değildir. Kabe kapısının bulunduğu duvarın boyu 12 m, yan duvarlarsa 10 m'dir. Kabe kapısı yerden yaklaşık 2,5 m yükseklikte büyük bir kapıdır. Bu kapıya, daraç ya da madrac denen, tekerlekli özel bir merdivenle çıkılır ve kutsal Kabe anahtarıyla kapı, törenle açılır. Hac mevsimi dışında Kabe genellikle kapalıdır. O zaman bu merdiven. Zemzem binası ile Beni Şeybe kapısının arasında durur. Kabe kapısı yer yer gümüş kaplamalı, yer yer islemelerle ve yaldızlarla süslüdür. Kapı açıldığı zaman içersinin tek bir uzamdan oluştuğu görülür. Duvarlar mermer kaplıdır ve iç uzamda üç ahşap sütun vardır. Kabe tavanı bu sütunlar üstüne oturur. Ayrıca bir de tavana ulaşmak için ahşap bir merdiven bulunur. Tavandaysa gümüş ve altın kandiller vardır. Bunlar belli zamanlarda yakılır. Binanın merkezinden dört köşesine dört doğru çizgi çekilmiş ve yönler işaretlenmiştir. Bu işaretler doğu, batı, kuzey ve güneyi gösterir ve rükn adını alır. Her köşenin ayrı adı vardır: Doğu köşesi (Er Rükn-ül - Esved); Batı köşesi (Er Rükn-üş-Şamî)-Kuzey köşesi (Er Rükn-ül-Irakî); Güney köşesi (Er Rükn-ül-Yemenî).

    Doğu köşesinde, dışarda yerden 1,5 m yükseklikte, kapıya yakın yerde üç büyük ve birkaç küçük taştan oluşan Hacer-ül-Esved (Kara Taş) vardır. Taştan oyulmuş ve gümüş bir çevçe-veyle sarılmış çemberin içindeki Hacer-ül-Esved ile kapı arasında kalan kesim, El Muntazam adını alır. Hacılar dua ederken buraya el sürerler. Hacer-ül-Esved'inbiraz ötesinde, Hacer-ül-Es'ad (Mutlu Taş) denen bir başka taş daha durur; hacılar buna da ellerini sürerler. Kabe'nin kuzeybatı duvarı köşesinde, Mizab ya da Mizab-ur-Rahme denen, altın yaldızlı bir oluk bulunur. Yağmur suları, bu oluktan taş döşemeye akar. Yer mozaiklerle bezelidir. Kuzeybatı duvarının tam karşısında El Hatim adlı, daire biçiminde bir duvar daha vardır. Hacılar tavaf sırasında, buraya ayak basamazlar. Kabe duvarıyla El Hatim arasında kalan alanda söylentiye göre, İsmail peygamber ile annesi Hacer'in mezarları vardır. Bu alana Hicr-i İsmail denir. Hac sırasında, hacıların Kabe çevresinde dönerek tavaf töreni yaptıkları taş döşeli yola Mataf denir. Ma laf üstünde, En-Nican (tekne) denen bir çukur vardır. Bu çukur. İbrahim ve İsmail peygamberin inşaat sırasında harç kardıkları yer olarak kabul edilir.

    Mataf çevresinde ince uzun sütunlar sıralanmıştır. Safa ve Merve tepeleri arasına dizilen bu sütunların araşma asılı yedişer kandil her akşam yakılır. Safa ve Merve arası, İsmaü peygamberle annesinin, su aramak için koşuştuğu, sonunda zemzem kuyusunu bulduğu yer olarak kabul edilir. Sütunların oluşturduğu dizi, bir kemerle kapanmıştır. Kemerin kapısına Beni Şeybe kapısı denir; tören günlerinde bu kapı doğrudan Mataf'a açılır. Kapı ile Kabe arasında kalan yer, Makam-ı İbrahim diye adlandırılır. Söylencede bu yer, inşaat sırasında İbrahim'in dinlendiği yer olarak geçer. Makam-ı İbrahim'de sekiz ayrı girişten ulaşılan, beyaz mermerden bir mimber vardır. Hacer-üi-Esved'in tam karşısına zemzem kuyusu gelir, kuyunun üstü küçük bir kubbeyle kapatılmıştır; alt avluda çıkrıklı bir başka kuyu ve bir küçük mescit bulunur. Kabe'nin duvarları, yere kadar inen siyah bir kumaşla örtülüdür. Bu örtünün adı Sitare ya da Kisve'dir. Kapı düzeyinde ve altın olukların yanında örtü kesilmiş, kenarları sırmayla işlenmiştir. Her yıl törenle değiştirilen örtü, yerinden alınınca görevliler tarafından küçük parçalar halinde kesilerek o yılın hacılarına dağıtılır. Osmanlı hükümdarları, Kabe örtüsünü özel olarak Mısır'da dokutur, bor-dürlere sırma ile Kur'an'dan ayetler işletir ve Sürre alayı denen bir kervanla Mekke'ye gönderirlerdi. Hac ayında Kabe iki gün örtüsüz kalır, siyah yerine beyaz bir kumaşa sarılırdı. Bu, Kabe'nin, hacüar gibi ve onlarla birlikte "ihrama girmesi" demekti. Hac töreninin bittiği gün, ülkenin hükümdarı Kabe'yi gülsuyu katılmış zemzem sularıyla yıkar, yeni örtü de o sırada takılırdı.
    Kabe dışında Makam denen bir alan vardır. Değişik mezheplere bağlı kimseler bu alanda, kendilerine ayrılan yerde namaz kılarlar: Makam-ı Han-belî; Makam-ı Hanefî: Makam-ı Maliki.

    Çeşitli tarihlerde saldırıya uğrayan Kabe, birçok kez onarıldı ama asıl biçiminin bozulmamasına özen gösterildi.

    İSLAMDA KABE'NİN ÖNEMİ

    İslam töresine Kabe, Hicret'in ikinci yılında girdi. Kabe yönü kıble olarak kabul edildi ve dünyanın her yerinde namaza duran Müslümanların yüzlerini Kabe yönüne, kıbleye dönmeleri zorunlu kılındı. Böylece, aynı anda, her İslam, aynı noktada bir yürek birliğine varmış olacaktı. Hicret'in 6. yılında, Hudeybiye anlaşması (628) yapılınca, Mekke'deki kutsal yerlerin İslamlar tarafından da kutsal kabul edilmesi üstünde anlaşma yapıldı. Hicret'in 8. yılında Müslümanlar Mekke'yi aldılar: Kabe'deki çok sayıdaki put yerlerinden indirildi, peygamber tasvirleri ortadan kaldırıldı, Kabe törenleri, İslam ilkelerine uyarlandı. Ebubekir'den sonra bütün Kabe işleriyle halifeler ilgilendi. Hicret'in 10. yılında hac törenlerini Hz. Muhammed yönetti. Bu törenlerin en önemlisi Kabe'nin açılışı ve yıkanışıydı. Ziyaretçiler için merdiven kuruluyor, önce erkekler, sonra kadınlar içeri giriyordu. Müslümanlar için Kabe'de kılınacak namaz büyük önem taşıyordu. Kabe duvarları Kabe yıkanmadan önce hurma yapraklarından yapılan özel süpürgelerle süpürülür, sonra Kabe yıkanırdı. Bütün bu törenler günümüzde Suudi Arabistan kralları tarafından yönetilmektedir..

    Nasıl Gidilir?



    Bilindiği gibi hac ve umre yolculuğu hava yoluyla yapılmaktadır. Uçuş programları, hacılarımızın bir kısmı önce Medine, bir kısmı da Mekke'ye gidecek şekilde planlanır. Uçuşlar İstanbul ve Ankara başta olmak üzere ülkemizin çeşitli noktalarından gerçekleştirilir. Hacılarımızı taşıyan uçaklar çoğunlukla Cidde Havalimanına iner. Medine Havalimanına inen uçaklar da vardır. Ancak bunlar az sayıda ve Suud Hava Yollarına ait uçaklardır.
    Ülkemizden THY ve Saudi Airlines'e ait uçaklar Hac ve Umre sezonu dışında Pazartesi ve Perşembe günleri, Hac ve Umre sezonlarında ise yoğunluğa göre sefer düzenlemektedirler. Saudi Havayollarına ait uçaklar Medine ve Cidde şehirlerinde bulunan havaalanlarına, diğer havayollarına ait uçaklar ise Cidde King Abdulaziz Havalimanına iniş yapmaktadırlar.
    İstanbul-Cidde arası ulaşım süresi uçakla yaklaşık 3 saat 40 dakika sürmektedir.
    İstanbul-Medine arası ulaşım süresi uçakla yaklaşık 3 saat sürmektedir.
    Medine-Cidde arası ulaşım süresi uçakla yaklaşık 30 dakika sürmektedir.
    Ankara-Cidde arası ulaşım süresi uçakla yaklaşık 3 dakika sürmektedir.
    Ankara-Medine arası ulaşım süresi uçakla yaklaşık 2 saat 40 dakika sürmektedir.
    Cidde-Mekke arası karayolu ile yaklaşık 1 saat sürmektedir.
    Cidde-Medine arası karayolu ile yaklaşık 5 saat sürmektedir.
    Mekke-Medine arası karayolu ile yaklaşık 6 saat sürmektedir.

    Tavsiyeler...

    Hac ve Umre , Mekke'yi ve Medine'yi ziyaret etmeye güç yetirebilecek durumdakilerin yapması gereken ibadetlerdir. Bilindiği üzere bizzat kendisinin yerine getirmesi gereken bir ibadeti yapmakla yükümlü olan kişi önce onun nasıl yapılacağını öğrenmek zorundadır. Örneğin kurban kesmekle mükellef olan birinin kurbanı bizzat kendisinin kesmesi zorunlu olmadığından kurban kesme işinin nasıl yapılacağını öğrenmesi de zorunlu değildir. Bilen birine yaptırabilir. Ama namazı bizzat kendisi kılmak, dolayısıyla nasıl kılınacağını da öğrenmek zorundadır. Hac ve umre ibadeti de mali ve bedeni yönden güç yetirenlerin bizzat kendilerinin yerine getirmeleri gereken bir ibadettir. Mali imkanlara sahip oldukları halde bedenen buna güç yetiremeyenler hac için başkalarını yerlerine vekil tayin edebilirler. Ama bedeni mazeretleri olmayanların bu ibadeti bizzat kendilerinin yerine getirmeleri gerekir. Bu durumda hac ve umre ibadetini bizzat yerine getirmeye niyetlenenlerin yola çıkmadan önce bu ibadetlerin ne şekilde yerine getirileceğini, farzlarını, vaciblerini ve sünnetlerini adaplarını ya güvenilir bir kaynaktan ya da ilmine güvenecekleri bir ilim adamından öğrenmeleri gerekir.
    Ama özellikle Türkiye'den giden hacıların çoğu bunu yapmayarak işi tamamen diyanetin veya kendilerini götürecek firmaların görevlendireceği rehberlere bırakmaktadırlar. Bu yüzden özellikle Türkiye'den giden hacı adayları bu ibadetin yerine getirilişi konusunda önemli yanlışlıklar yapıyorlar. Hatta bazen haccın sıhhatini (geçerliliğini) tehlikeye düşürecek hatalar bile yapılıyor.
    GENEL TAVSİYELER
    - Hac ve Umre ibadetini öğrenmek o kadar zor değildir. Ancak çoğumuzun bilmediği, tanımadığı mekanlarda ifa edildiğinden dolayı belki bu konuyla ilgili teorik bilgilerin kavranması zor geliyor olabilir. Ancak öğrenim imkanlarının ve teorik bilgileri görüntülü olarak zihinlere yerleştirmeyi sağlayan araç - gereçlerin bu kadar geliştiği çağımızda artık hac ve umre ibadetini öğretmenin ve öğrenmenin zor olmaması gerekir.
    - Hac ve Umre görevinin yerine getirilmesi esnasında bu ibadetin kurallarının bilinmemesinden kaynaklanan birtakım yanlışlıklar yapıldığı gibi karşılıklı ilişkiler açısından da önemli yanlışlıkların yapıldığı görülüyor. Birincisinin sebebi hacc ve umre ibadetini yeterince öğrenmemek. İkincisinin sebebi ise ahlak ve adabı muaşeret eğitimindeki yetersizlik. İkinci türden yanlışlıklar her ne kadar haccın ve umrenin sıhhatine zarar vermese de fazilet ve sevabına zarar vermektedir.
    - Hacı adayı, her şeyden önce hac yolculuğunun, ticari ya da turistik bir seyahat değil, bir ibadet yolculuğu olduğunu, bu yolda atılan her adımın, çekilen her sıkıntının, bir taraftan kendisine sevap kazandırırken diğer taraftan günahlarını eriteceğini hiçbir zaman aklından çıkarmamalıdır. Bütün varlığıyla bu kutsal yolculuğu en iyi şekilde değerlendirmeye yoğunlaşmalıdır.
    Hac ve Umre çeşitli zorluklarla ve sıkıntılarla yerine getirilen bir ibadettir. Bu yönüyle nefis terbiyesi açısından da önemlidir. Bu yüzden Yüce Allah, bir haksızlık yapılması sebebiyle bile olsa kutsal topraklarda münakaşayı, kavgayı yasaklamış her zaman olgunca davranmayı tavsiye etmiştir. Ancak bu konuda yeterli bilince sahip olmayan adaylarönemli yanlışlıklar yapmaktadırlar.
    - Yola çıkmadan önce Haccı ve Umreyi genel hatlarıyla öğrenmeli, bütün fiillerinde adabı muaşeret kurallarına riayet etmelisiniz.
    -Gittiğiniz gibi dönecekseniz, bu yola hiç çıkmayınız, döndüğünüz zaman yine eskisi gibi olacaksanız çıkmak için iyice düşününüz, bir sıfat kazanmak için ise bu yolculuk, niçin gittiğinizi yeniden düşününüz.
    - Bu yola çıkmak için ruhunuz, aklınız, imanınız ve bedeniniz ile birlikte karar veriniz.
    - Dünyanın neresinden gelirse gelsin oraya gelenlerin hepsine kardeş gibi bakmalı, kendilerine bir yanlışlıkları hatırlatıldığında bunu bir onur vesilesi yapmayarak verilen bilgi ve yapılan nasihatten yararlanmalıdırlar.
    - Hac ve Umre bir tür ümmet zirvesidir. Orada ulusal kimlikler değil ümmet kimliği yani Müslüman kimliği geçerlidir. İşte bundan dolayı bütün herkes memleketinde giydiği elbiseyi çıkarıp bembeyaz ihramlara bürünmektedir. Orada, takvadan başka hiçbir üstünlüğün Allah katında değerinin olmadığı yaşanarak gözlenmektedir.
    - Günah işlemeye, kavga ve dövüş etmeye karşı kendinizi korumalısınız.
    - Amelleri bozacak veya sevabını azaltacak herhangi bir duruma fırsat vermemek için hac ve umre ibadetinin nasıl yapılacağını öğrenmeye çalışınız.Yolculuk hakkında mutlaka bir şeyler okuyarak, dinleyerek gittiğiniz yer ve yapacağınız işlemler hakkında mutlaka bilgi sahibi olunuz, kuru kuruya gitmeyiniz.
    - Gücün yettiği ve durumların müsait olduğu müddetçe Resulullah’ın (s.a.v) sünnetini yerine getirmeye çalışınız.
    - Eşinizle, dostunuzla özellikle komşularınızla helalleşerek, iki rekat sefer namazı kılıp gusül abdesti aldıktan sonra yola çıkınız
    - Haccetmek için borç almaktan kaçınınız. Çünkü hac, yoluna gücü yetenlere farzdır.
    - Harameyn halkına karşı iyilik ve yumuşaklıkla davranınız. Sakın onlara sert ve kaba davranmayınız. Çünkü Mekke halkı Allah’ın Evi’nin, Medine halkı da Resulullah’ın (s.a.v) komşusudur.
    - Eğer yanınızda çok para götürmek istemiyorsanız Türkiye’de ilan edilen banka hesabına para yatırabilir ve dilediğiniz zaman Mekke ve Medine’de Diyanet muhasebelerinden paranızın tamamını veya bir kısmını çekebilirsiniz. Ancak Arafat’a çıkmadan bir hafta önce ve Arafat'tan bir hafta sonra para çekme imkanınızın olmadığını aklınızdan çıkarmayın.
    - Hac esnasında emanete para yatırma imkanı yoktur. Parası emanette olanlar hac esnasında paralarının tamamını çekmek zorundadırlar. Türkiye’ye geri döndüğünde çekmek yaklaşık üç ay beklemeyi gerektirebilir.
    - Kafile belli olduğunda bütün görevlilerin telefon ve görev yeri bilgilerini hemen elde etmelidir.
    - Ziyarette mezheplerden birini taklit etmen gerektiğini bilmelisiniz. Bundan dolayı gücünün yetmediği şeyle uğraşmanıza gerek yoktur. (Allah hiç kimseye gücünün yetmeyeceği şeyi yüklemez.)
    - İnsanların ne yaptığını takip etmeyi bırakıp kendi amellerine ve ibadetine önem vermelisiniz. Bazı Müslümanların cahilliklerinden dolayı tuhaf ameller yaptığını görürseniz bile bunları sabır ve yumuşaklıkla çözmeye çalışınız. Çünkü böyle davranmak yüce ahlâkın alametlerindendir.
    - Tavaf, sa’y ve diğer ibadetlerde kalabalıktan ve insanlara eziyet vermekten kaçınmalısınız.
    - Müslümanların gıybetini yapmayın, ırklar arasında üstünlük taslamayın. Diğer Müslümanları hakir ve hor görmeyin.
    - Kalabalığın çok olduğu tavaf, sa’y ve Arafat gibi yerlerde erkekler kadınlara dokunma ve sürtünmekten kaçınmalıdır.
    - Bazı ibadetlerin sebebini kendine veya başkasına sormamalısınız. Kendinizi Allah’a teslim etmeye çalışın.
    - Otellere ulaştığınızda önce namaz vaktini ve mescidin yolunu sorunuz, onlarca kişi ile bir anda asansörlere yığılma yaparak, onlarca kişi ile birlikte merdivenlere doluşarak yerleşmeye çalışmayınız daha çok yıpranır daha ilk günden kazanacaklarınız sevapları ya da bütün hayırları toplayıp yurdunuza tertemiz gideceğiniz son günde kazandığınız sevapları kaybetme tehlikesine düşmeyiniz.
    - Kaybolma ihtimaline karşı buluşma noktası belirlenmelidir.
    - Temettü haccı dışında hacca niyet edecek olanlar uçağa binmeden biraraya toplanıp niyet edilir. Temettü haccı yapanların uçakta yapılması daha uygun olur. Bir aksilik olursa ihsar durumu gerçekleşir. Meşakkatlidir.
    - Mekke’ye gidecek hacıların hangi hacca niyet edeceğini hacılar havaalanına gelmeden önce belirlemelidir. Mekke’ye gidiliyorsa uçakta niyet edilmelidir.
    - İhram adabına riayet eedip, avret yerlerini örtmeye özen gösteriniz.
    Kısaca, bir ibadet seyahati olan hac yolculuğunun kendine has sıkıntıları vardır. Bu itibarla sabırlı olmalı, kalp kırmamaya, kimseyi incitmemeye çalışmalı, vicdanını rahatsız edecek tavır ve hareketlerden uzak durmalıdır. Her an bir grup ve kafile içinde olduğunu unutmayarak beşeri münasebet, adap ve görgü kurallarına riayet etmelidir.
    YOLCULUĞA AİT TAVSİYELER
    - Kaydınızı yaptırdıktan sonra her gün yürüme alıştırmaları yapın. İlk gün 500 metre olarak başlayın. Bu alıştırmalara her gün ilaveler yaparak günde 5 kilometreye kadar çıkartın. Çünkü yürümek zorunda kalacağınız günler daha çok olacaktır. Hafif yokuşlu yollarda bunu yaparsanız daha iyi olur.
    - Menenjit aşısı mutlaka olunuz! Yoksa sonu ölüme kadar giden rahatsızlıkla uğraşabilirsiniz! Menenjit aşısını sadece Müftülüğün bildirdiği yerde vurulacaktır. Menenjit aşı kartını yanınızda Cidde havaalanından geçinceye kadar muhafaza etmelisiniz.
    - Hem kendinizi hem de eşyanızı başkalarına yük etmemek için az eşya alınız, gidiş ve dönüşteki yük hakkınız bütün havayollarında 30 kg.dır unutmayınız.Gümrük kontrollerinde, başkalarına ait eşyalar sahiplenilmemelidir.
    - Eşyaların üzerine kime ait olduğunu gösteren etiket yapıştırılmalıdır. Valizler aynı model olduğu için uzaktan fark edilebilecek büyük bir işaret yapıştırılarak belirlenmelidir.Eşyalar otobüse verilirken ya da otobüsten indirilirken herkes kendisine ait olan eşyayı vermeli veya indirmelidir. Ayrıca eşyaların otobüse verilip verilmediğine dikkat edilmelidir.
    - Havalimanlarında görevli Başkanlık personelinin uyarı ve talimatları dikkate alınmalıdır. Bagajlar bizzat sahipleri tarafından ilgililere teslim edilmeli ve alınacak bagaj fişleri korunmalıdır.
    - İçinde ne olduğu bilinmeyen başkasına ait bir eşya Suudi Arabistan'a götürülmek üzere kabul edilmemelidir.
    - Havaalanında belirlenen saatten 1 saat önce bulunmaya dikkat edin.
    - Pasaportlar ve kimlikler havaalanına gitmeden önce hazırlanmalıdır.
    - Havaalanında pasaport, kimlik ve uçak biletleriyle ilgili işlemler yapılacaktır.
    - Herkesin pasaportu kendisinde olmalı ve herkes kendisine verilen kart ve pasaportu kontrol etmelidir.
    - Hacılardan uçakta iken uçak biletleri toplanacaktır.
    - Bilet toplarken hacılar pasaportunu kontrol etmeli ve eşinin de olsa pasaport herkesin kendi elinde olmalıdır.
    - Cidde havaalanında kadın ve erkeklerin ayrı bölümlerde toplanacakları ve eşyalarını alıncaya kadar buluşamayacaklarını bilmeleri gerekir.
    - Uçağa binerken, Cidde ya da Medine Havalimanlarında giriş işlemleri yapılırken pasaportun hacı adayının elinde olması gerekir. Bu durumda hacı adayı pasaportunu itina ile muhafaza etmeli, onu istendiğinde kolayca çıkarabilmesi için kendisine verilen pasaport çantasına koymalıdır. Aynı durum ülkeye dönerken de söz konusudur.
    - Uçaklarda, otobüslerde, otellerde size ait bir yer mutlaka vardır, öncelik kazanmak için acele edip etrafınızı rahatsız ederek kul hakkına girmeyiniz, unutmayınız ki o uçak ya da otobüs sizi almadan kesinlikle hareket etmeyecektir.
    - Otobüslere binerken, otele geldiğinizde oda anahtarını alırken, uçaklara binerken ve inerken acele etmeyiniz, kargaşaya sebep olmayınız, yorgunluğunuzu artırıcı filler işlemeyiniz, sabırlı ve itidalli davranırsanız daha çabuk sürede emelinize ulaşırsınız, aynı anda sizin gibi onlarca kişiye yardımcı olmaya çalışan görevlilere çok sabırlı olarak yardımcı olunuz ki, sizin işiniz daha çabuk bitsin.
  2. imparator

    imparator Active Member

    Ce: Kabe Hakkında Bilgiler, Kabe'ye Nasıl Gidilir, Tavsiyeler, Tarihçesi

    TAVAF'A AİT TAVSİYELER
    - Tavafın Mescid-i Haram’ı selamlama olduğunu bilmelisiniz. Tavaf, Allah Teala’nın eda edilişi esnasında konuşmayı mubah kıldığı bir namazdır. Bundan dolayı küçük ve büyük pisliklerden temiz olmak ve avret yerinin kapalı olması gerekir.
    - Kabe'yi görür görmez dua etmelisiniz.O sırada yapılan dualar kabul edilir. Dualar arapça yada türkçe yapılabilir. Önemli olan dua ederken ne söylendiğinin bilinmesidir.Allah sizi hangi dilde dua ederseniz edin anlar. Hatta hiç konuşmasanız, dua etmeseniz dahi kalbinizden geçeni bilir. Allah ile kul arasına dil giremez. Çünkü sevginin, yakarışın dili olmaz.
    - Fazla beklemek kalabalığa neden olacağından Hacer-i Esved’i selamlarken çok beklememelisiniz.
    - Hacer-i Esved’i öpmek için sıkışıklık ve izdiham oluşturmamalı. Çünkü Hacer-i Esved’i öpmek sünnet, kendine ve başkalarına eziyet vermemek ise vaciptir. Vacibin uygulanması sünnetten daha evladır. Allah en iyi bilendir.
    - Hacının tavaf esnasında huşu içinde olması ve kalbinin de başka şeyler ile meşgul olmaması müstehaptır.
    - Tavafta şavtları peşpeşe yapmak müekked sünnettir.
    - Tavaf esnasında parmakları kütletmak ve birbirine geçirmekten sakınınız. Aynı zamanda yemek, içmek, dua ve zikir dışında konuşmak da mekruhtur.
    - Küçük veya büyük abdesti sıkışmış halde tavaf yapmak mekruhtur.
    - Tavafın, Hatim’in içinden değil dışından yapılması gerekir. Eğer tavaf, Hatim’in içinden yapılırsa Kabe’nin bir kısmı tavaf edilmiş olur ve o şavt geçersiz sayılır.
    - Tavaf esnasında sesinizi yükseltmeyiniz. Çünkü yüksek ses tavaf edenleri rahatsız edebilir.
    - Bütün şavtlarda remel yapmayınız. Çünkü sünnet olan tavafın ilk üç şavtında remel yapmak olup diğer şavtlarda normal şekilde yürünür.
    - Remelin, ilk üç şavtta, ızdıbanın ise bütün şavtlarda yapılması sünnettir.
    - Kadınların tavaf anında remel yapmaları ve sa’y anında hervele yapmaları sünnet değildir.
    - Namaz kılarken ızdıba yapmayınız.
    - Makam-ı İbrahim’e ve Kabe’nin duvarlarına elinizi yüzünüzü sürüp öpmeyiniz. Bu, sünnete aykırı olan bir bidattir. Allah her şeyin en doğrusunu bilir.
    - Eğer çok kalabalık ise tavaftan sonra Makam-ı İbrahim’in arkasında namaz kılmak için ısrar etmeyiniz. Harem-i Şerif’in herhangi bir yerinde de kılmanız caizdir.
    - Kadınların ihramdan çıkarken (saçlarını kısaltırken) saçlarını erkeklere göstermemeleri gerekir.
    ARAFAT'A AİT TAVSİYELER
    - Arafat’a giderken telbiyeyi sesli olarak getiriniz.
    - Arefe günü tembellik, uyuşukluk ve vakti boşa geçirmekten kaçınınız. Kendinizi dua ve zikirle meşgul ediniz. Çünkü Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: (Duaların en hayırlısı Arafe günü yapılan duadır)
    - Dua yaparken mümkün mertebe Kabe’ye yöneliniz.
    - Arafat sınırları içinde kalmaya dikkat ediniz. Eğer unutarak Müzdelife'ye gitmiş ve geri dönüp vakfe yapmamışsanız haccınız fasid olur.
    - Müzdelife'de vakfe ve gecelemeyi terk etmeyiniz. Malik ve Şafii'ye göre böyle kimseye kurban gerekir. İbn Huzeyme ve alimlerden bazılarına göre haccı batıl olur.
    - Nemire Mescidi’nin %75’i Arafat sınırları içinde %25’i ise Arafat sınırları dışındadır. Hacının buna dikkat etmesi gerekir. Çünkü Arafat sınırları dışında vakfe yapmak hac ibadetinin iptal olmasına neden olur.
    - Kalabalığa ve insanlara eziyete neden olacağından vakfeyi Rahmet tepesinde yapmaktan kaçınınız.
    - Arafat’tan güneş battıktan sonra ayrılmaya dikkat ediniz. Böylece gece ve gündüz kalmış olursunuz. Eğer güneş batmadan ayrılırsanız kurban kesmeniz gerekir.
    - Allah’ın, günahlarınızı affetmeyeceğine dair sui zanda bulunmayınız. Eğer böyle yaparsanız ilk günahı işlemiş olursunuz.
    MİNA'YA AİT TAVSİYELER
    - Taşların Cemrelere vurması gerekir. Taşlar, gelişigüzel atılmamalıdır.
    - Taşların hepsinin bir defada atılmaması gerekir. Hepsi bir defada atıldığı zaman yedi atış değil bir atış sayılır.
    - Cemreleri taşlarken tersten başlamayıp küçük, orta ve büyük sırasını takip ediniz.
    - Atılan taş adedinde şüphe olmaksızın kasıtlı olarak az veya fazla atmayınız.
    - Küçük ve orta cemreyi taşladıktan sonra dua etmeyi ihmal etmeyiniz. Bu durum sünnete aykırıdır ve büyük bir hayrı kaçırmış olursunuz.
    - Büyük (Akabe) cemreden sonra dua yapmayınız. Çünkü bu sünnete aykırıdır.
    MEDİNE'YE AİT TAVSİYELER
    - Peygamber’in (s.a.v) sünnetine tam olarak uyunuz ve vakarlı hareket ediniz.
    - Eğer birisi Peygamber’e (s.a.v) selam göndermiş ise, falan şeyhin, hacının, mühendisin veya doktorun gibi lakaplar kullanılmayıp sadece ismini zikrederek selamını iletiniz. Çünkü Resulullah’ın (s.a.v) karşısında herhangi bir rütbe yoktur.
    - Namazları mübarek Ravda’da kılmaya önem veriniz (Çünkü orası Cennet bahçelerinden bir bahçedir).
    - Kabirlerin duvarlarına el-yüz sürmeyiniz ve öpmeyiniz.
    - Medine’de sakin, vakarlı ve edepli olarak hareket ediniz (Çünkü sen Peygamber’in (s.a.v) ve ashabının ayak bastığı yerlerde yürümektesin).
    - Gülmeyiniz ve yüksek sesle konuşmayınız. Çünkü Resulullah’ın (s.a.v) yanında yüksek sesle konuşmak hayırlı amelleri boşa çıkartır.
    - Sigara içmeyiniz. Eğer sigara içiyorsanız bu mukaddes topraklarda ondan vazgeçiniz. Çünkü sigara içmek, özellikle de Resulullah’ın (s.a.v) kentinde içilmesi günahtır. Aynı zamanda Resulullah’a (s.a.v) karşı yapılan bir terbiyesizlik sayılır.
    HAC İÇİN GEREKLİ BELGELER
    - Hacca gitmek isteyenler öncelikle bulundukları il yada ilçenin müftülüklerine uğrayarak ön kayıt talebinde bulunmalıdır.
    - Hacı adayları belirtilen bankaya başvuru ücretini yatırıp, başvuru makbuzu ve nufus cüzdanı fotokopisi ile beraber müftülüğe kura için teslim etmelidirler.
    - Kurada asil olarak ismi çıkanlar yeni sisteme uygun olarak (şirket yada diyanetle) tekrar hac kaydı yaptırarak gerekli belgeleri teslim etmelidirler.
    a.İl Müftülüğüne Müracaat Edip Kontenjan Belgenizi Alınız
    b.Hac Ücretinin Tamamını veya ilk taksitini yatırdığınıza dair banka dekontunuzu,
    c.Arka Fon Rengi Beyaz Olan 4 Adet vesikalık fotoğraf,
    d.En az 15.05.2007 tarihine kadar geçerli pasaport ( En az 3 boş vize sayfası olan)
    e.İl Hac Bürolarından alınacak Form Dilekçe,
    - Kurada yedek olarak ismi çıkanlar asillerden boşalan yerlere en yakın yedek sıra numarasına göre alınırlar.
    UMRE İÇİN GEREKLİ BELGELER
    - Pasaport (en az 1 yıllık geçerlilik süreli)
    a. Pasaporttaki vize sayfaları bitmemiş olmalı.
    b. Pasaport geçerlilik süresine dikkat edilmeli.
    c. Meslek hanesi yazılı olmalı.
    - Nüfus cüzdanı fotokopisi. (arkalı önlü)
    - 4 Adet vesikalık fotoğraf. (arkası beyaz fonlu)
    - Menenjit aşısı belgesi.
    - Eşi ile gidecek yolcuların evlenme cüzdanı fotokopisi. (ilk üç sayfa)

    - Evlilik cüzdanı olmayanlar için nüfus kayıt örneği yada bağlı oldukları muhtarlıktan evli olduklarına dair resim, mühür ve imzalı belge.
    - Birinci derece yakınları (mahremleri) ile gidecek olanların akrabalık belgesi. (öüfus kayıt örneği)
    - Anne veya baba pasaportuna kayıtlı olan çocukların mutlaka emniyet müdürlüğü tarafından fotoğraflarının pasaporta işlenmesi gerekmektedir.
    Yalnız Olarak Umreye Gidecek Bayanlar İçin:
    - Refakatçilerin birinci dereceden akraba olması şartı bulunmaktadır.
    - Yalnız giden bayanlar (40 yaş ve üstü) evli ise; eşinden gideceği kişi (1. derece yakını ) için muvafakatname, götürecek kişi ise (1. derecek yakını) götürüp getireceğine dair taahhütname, eğer tek başına gidecekse sadece muvafakatname.
    - Yanlız giden bayanlar (40 yaş altı) için evli ise; eşinden gideceği kişi ( 1.derece yakını, baba, erkek kardeş, amcası...) için muvafakatname, götürenin de götürüp getireceğine dair taahhütname.
    - Yanlız giden bayanlar ( 40 yaş altı ) için bekar ise; babalarından gideceği kişi (1.derece yakını, erkek kardeş, amca, vs..) için muvafakatname, götürenin de götürüp getireceğine dair taahhütname.
    - 40 yaş üstü dul bayanlarda kimlik ve pasaportlarındaki "medeni hali" hanesi aynı değil ise nüfus kayıt örneği.
    Önemli Not:
    Umre vizesinin sahip olunabilmesi için, pasaport bilgilerinin Suudi Arabistan'a gönderilmesi ve oradan bir onay numarasının alınması gerekmektedir. Bu sebepten dolayı, hareket tarihine 15 gün kalana kadar kayıt işlemi bitirilmesi gerekmektedir. Umreye gitmeyi düşünenlerin bu konuyu dikkate almaları gerekir.
    40 yaşın altındaki hanımefendilere, yanlarında bir mahrem bulunmaksızın, Suudi Arabistan'a gitmelerine Suud makamları tarafından izin verilmemektedir.
    Pasaportlarda doğum tarihi "gün/ay/yıl" şeklinde olmayanlar için vize işlemlerinde sorun çıkması nedeniyle herhangi bir Emniyet Müdürlüğü'ne başvurup pasaportlarındaki doğum tarihi hanesini düzelttirmeleri, aynı sorun nüfus kağıdında da var ise Nüfus Müdürlüğü tarafından da düzelttirilmesi önemle rica olunur.
    Çocukları ile beraber gidecek aileler için çocukların kayıtlı bulunduğu anne yada baba pasaportunda çocukların fotoğraflarının mühürlü olması gerekir.
  3. imparator

    imparator Active Member

    Ce: Kabe Hakkında Bilgiler, Kabe'ye Nasıl Gidilir, Tavsiyeler, Tarihçesi

    NE GÖTÜRÜLÜR?
    - Kendi sağlınızla ilgili ilaçları yanınıza alınız. Antibiyotik,( Soğuk algınlığı ) ve ağrı kesici, şeker hastalarının insulin ve buz kabı bulundurmaları çok önemlidir. Yara bandı ve Sargı bezini de unutmayınız. Sürekli ilaç kullananlar, beraberlerinde götürmek zorunda oldukları ilaçlar için rapor almalı ve bu rapor yanlarında bulunmalıdır.
    - Hacc-ı İfrad yapanların dışındakiler şahıs başı 100 $ kurban parasını hesap etmelidirler.
    - Yanınızda enaz 500$ bulundurmalısınız.
    - Para için fermuarlı veya cırt cırtlı bel kemeri almalısınız.
    - İhram sabunu (kokusuz sabun) bulundurmalısınız.
    - Terlik yada ayakkabılarınızı koymak için çanta bulundurunuz.
    - Hac için gidiyorsanız eğer, Mina-Arafat-Müzdelife-Mina arasında gece ve açıkta kalabileceğinizi hesap ederek tedarikli olunuz.
    - Yola çıkmadan önce yanınıza mutlaka sabır… sabır... bir de sabır... alınız
    Hac ve Umre, içinde pek çok hikmeti barındıran müstesna bir ibadettir. Her yıl, yüz binlerce insan, Allah’a karşı kulluk sorumluluklarını yerine getirmek için Hakk’a en yakın olacakları bir zaman diliminde, bir zirve mekânda, kalplerinin bütün rikkati ve niyetlerindeki engin safiyetleriyle bir araya gelirler. Hac ve Umre, Allah’a ve Resûlü’ne misafir olmaktır. Bu misafirliğin kulluk hayatımız adına verimli ve doyurucu geçmesi için yapmamız gereken bazı ödevler vardır. Hac ve Umre mevsimi ülkemizde her sene bir bayram sevinci ve düğün heyecanıyla yaşanır. İnsanlar, tatlı bir telaşla hazırlıklara başlarlar.
    Hac ve umreye gidecek olanlarda vuslat heyecanı, yakınlarında ise onları en iyi şekilde uğurlamanın telaşı yaşanır. Orada giyilecek elbiseler ve götürülecek erzak bile "Aman bir eksik kalmasın!" düşüncesiyle özenle hazırlanır. Ancak Hac ve Umre, turistik bir seyahat değil, çok özel bir ibadettir. Bunun için oralara giderken asıl götürmemiz gerekenler;
    - Kutsal topraklara giderken Allah’a en yakın olabileceğimiz bir zaman dilimini değerlendirme niyetiyle gitmeli ve bunu elde etmek için azami gayret sarf etmeliyiz.
    - Kutsal topraklarda dünyevi hiçbir beklenti içine girmemeliyiz. Oraya, yakınlarımıza hediye almak, çarşı pazar dolaşmak için değil, kulluk hayatımıza yeni bir ivme kazandırmak ve Allah’la irtibatımızda yeni sayfalar açmak için gitmeliyiz.
    - İbadetlerde kalb huzuru, Allah’ın huzuruna giderken kalbimizi de yanımızda götürmek demektir. Bütün benliğimiz ve hissiyatımızla oraya yönelmeli, O’ndan gayrısının gölgesinin bile üzerimize düşmesine izin vermemeliyiz. Gerek kendi kusur ve günahlarımız gerekse yeryüzündeki bütün Müslümanların perişaniyet ve çaresizliklerinden dolayı kırılan kalbimizi de yanımızda götürmemiz bereketli bir haccın gereklerindendir.
    - İnsan fıtraten acizdir ve ihtiyaçları çoktur. Hac ve Umre için ihramın giyilmesi, dünyevi hiçbir makam, mevki ya da statünün orada bir ayrıcalık sebebi olmaması bunun bir ifadesi gibidir. İnsan acz ve fakrının farkında olarak orada bulunmalı ve ibadetini bu lisanla yerine getirmelidir.
    - Hac ve Umre dünyanın her tarafından milyonlarca müminin bir araya geldiği külli bir ibadettir. Orada yapılan dualar, hem zaman ve mekânın kudsiyetinden hem de yönelişin külliyetinden dolayı kabule karin olur. Bunu fırsat bilip kendimiz ve ailemizden önce yeryüzünde maddi ve manevi depremlerle sarsılan bütün müslümanlar için duyduğumuz ızdırabı, iç burukluğunu, müslümanların perişaniyet ve mağduriyetini de yanımızda götürmeliyiz.
    - Hac ve Umre ibadetimizi yerine getirirken farklı coğrafyalardan, çeşitli milletlere mensup kardeşlerimizle buluşacağız. Bunun bilincinde olarak oraya, yeni dostluklar kurma, kardeşlerimizin dertleriyle dertlenip sevinçlerini paylaşma ve İslâm kardeşliğini iliklerimize kadar yaşama düşüncesiyle gitmeliyiz.
    - Cenab-ı Hakk’ın huzuruna sadece amellerimizle çıkarız. Dolayısıyla oraya huzuruna çıkabileceğimiz bir yüz akıyla gitmemiz, geçmiş günahlarımızı tövbe ve istiğfarla temizleyerek hazır bir şekilde görevimizi yapmamız gerekmektedir.
    - Bu topraklarda yaşayan güzel âdetlerden bir tanesi de mübarek beldelere gidenlerle Nebi’ye (s.a.v.) selam göndermektir. Hepimiz Hacca ya da Umre'ye giden dostlarımıza "Efendimiz’e selamımızı arz edin, bize de dua edin!" ricasında bulunuruz. Selam gönderen herkesin ismini tek tek yazmalı ve Nebiler Sultanı’na (s.a.v.) ümmetinin selamını arz etmeliyiz.



    [​IMG][​IMG]

    [​IMG][​IMG]

    [​IMG][​IMG]

    [​IMG][​IMG]

    [​IMG][​IMG]

    [​IMG][​IMG]

Sayfayı Paylaş