Kitle Kulturu / Kitle Kulturu Nedir? / Kitle Kulturu Hakkında

Konusu 'Kültürel Konular' forumundadır ve Duru tarafından 18 Ağustos 2009 başlatılmıştır.

  1. Duru

    Duru Administrator

    Kitle kültürü[​IMG] öncelikle[​IMG] toplumlardaki "kültürel çöküşme"nin bir gösterimidir. Bu kültürel çöküşme[​IMG] bize aynı zamanda[​IMG] toplumlardaki "Kültür bunalımı"nı gösterir. Bu kültür bunalımı ve kültürel çöküşmenin temelinde de[​IMG] burjuva insanlık idealleriyle toplum düzeninin buna elvermezliği arasındaki derin çelişki yer alır. Buysa[​IMG] burjuvanın ideal ve çıkarlarının tüm toplumun ideal ve çıkarlarıyla uyumlu hale getirilememiş olması demektir; çünkü[​IMG] kapitalist üretim biçimi[​IMG] yabancılaştırma özelliğinden ötürü[​IMG] üretimi dolayısıyla kültürü insani kılamamakta[​IMG] dolayısıyla[​IMG] insanın çevresini insanileştirmesi demek olan kültürü topluma yerleştirememektedir. Çünkü[​IMG] insanın çevresini saran dünyanın öylesine düzenlenmesi gerekir ki[​IMG] insan bu çevrenin içinde gerçekten insani olan şeylerin deneyini edinebilsin; yani[​IMG] eğer insanı biçimlendiren kendi çevresiyse[​IMG] çevresinin insanileştirilmesi gerekir. Oysa[​IMG] kapitalist üretim biçimi[​IMG] insanın çevresini kendisine insani kılamayışıyla[​IMG] yani[​IMG] kültürü insani olmaktan çıkarışıyla belirgin özelliğini kazanmaktadır. Bu durumda çevrenin (toplumun) salt kapitalist tüketim kültürüne göre düzenlenişi demek[​IMG] kültürün "para kültürü"ne göre kâr mekanizmasına göre düzenlenmesi[​IMG] tüketen kitle kültürünün sonunda yaratılması demektir ki[​IMG] bunun genel maddi-manevi nedenlerini daha önce görmüş bulunuyoruz. O zaman şunu söyleyebiliriz ki[​IMG] kitle kültürü'nün başlıca özelliği[​IMG] kültürün insana[​IMG] "yabancılaşması"nın[​IMG] yani[​IMG] "kültürsüzleşme"nin[​IMG] "kültürün kendi özüne aykırılaşması"nın bir anlatımı olarak[​IMG] "insani olmayışlık"tır; yani[​IMG] "gayri-insani kültür"dür kitle kültürü.

    Bunun doğal bir sonucu olarak[​IMG] ikinci başlıca özelliği[​IMG] "soysuzlaşma"[​IMG] ya da "çarpıklaşma"[​IMG] "gitgide bozulma"[​IMG] "niteliksizleşme"dir. Burada[​IMG] daha önce açıklamaya çalıştığımız[​IMG] kitle kültürünün oluşmasına yol açan maddi-manevi nedenlerin büyük etkisini görmemek olanaksızdır. Örneğin maddi kültür anarşisine bağlı olarak manevi kültür anarşisi'nin[​IMG] değer karmaşası'nın getirdiği çarpıklık; lumpenleşme[​IMG] sınıf-yitirme olgusunun yol açtığı niteliksizleşme; özellikle kültür emperyalizmi sonucu soysuzlaşma[​IMG] tüketim ekonomisinin sanatsal-kültürde yol açtığı bozulma; bir de tüm bunların birbirleriyle karşılıklı ve içiçe etkileşmesi!

    Hele bu yönde ülkemize baktığımızda[​IMG] kitle kültürünün ne denli tehlikeli boyutlara ulaşmış olduğunu görürüz. Çünkü[​IMG] şunu hemen anımsatalım[​IMG] kitle kültürü yalnızca yoksul kitlelerin değil[​IMG] ama tüm toplumsal kesimlerin tüketimine ve etkilenme alanlarına uzandırılmış bir kültür olup[​IMG] ülkemizde burjuvazinin kendisini de derinden etkilemektedir. Bunun başlıca bir nedeni[​IMG] burjuvazimizin güçsüzlüğü olduğu kadar; "çabuk zenginleşme" sonucu[​IMG] egemen kesimlerin kendilerinin de kesin bir kültür bunalımı içinde oldukları[​IMG] kültür emperyalizmi öğelerini olduğu kadar[​IMG] feodal kültür öğelerini de bir arada yaşamaları[​IMG] dolayısıyla[​IMG] soysuzlaşma'ya[​IMG] çarpıklaşma'ya[​IMG] niteliksizleşme'ye zaten açık oluşlarıdır. (Bu anlamda[​IMG] örneğin[​IMG] sosyetede verilen "Dallas partileri" ile sokaktaki "Dallas kebapçısı" arasında bir fark yoktur). Dışa bağımlı az gelişmiş[​IMG] çarpık kapitalizmin[​IMG] hiç kuşkusuz[​IMG] kaçınılmaz sonuçlarıdır bunlar. Nitekim[​IMG] bizim vurgulamak istediğimiz şey de[​IMG] ülkemizdeki kitle kültüründe görülen olumsuz özelliklerin[​IMG] burjuvazinin kültür özelliklerinin yalnızca sonuçları değil[​IMG] ama onun nedenleri de oluşudur. Bu nedenle kaygımız[​IMG] kitle kültürü'nün neredeyse tüm bir toplum kültürü haline gittikçe dönüşmesidir[​IMG] çünkü[​IMG] yeniden üretimi[​IMG] gerçek ilerlemeye yönelik üretimi elinden alınmış burjuva kültürümüzü sanırız gittikçe daha çok "kültürsüzleşme"den[​IMG] "aranjlaşma"dan başka bir son beklemiyordur. (Kitlelerin "dolmuş müziği"nin aynı zamanda burjuvanın "gazino müziği" oluşu[​IMG] "ulusal kültür"ün bir belirtisi değildir her halde).

    O zaman şunu da söyleyebiliriz ki[​IMG] "kitle kültürü"nün yukarıdaki nedenlere doğal bağlantısı sonucu bir başka özelliği de "kişiliksizleşme"dir. Ülkemizde herhangi bir sanatsal-kültürel olgu[​IMG] ne denli kişiliksizleşiyorsa o denli kitle kültürü içinde yer alıyordur[​IMG] ya da tam tersi[​IMG] kitle kültürü toplum içinde ne denli yaygınlık kazanıyorsa[​IMG] toplum da o denli kişiliksizleşiyordur. "Kültür bunalımı" içinde yaşayan toplumlarda[​IMG] "kültür kişiliği" aramamız doğal olacak. zaten kitle kültürünün herkese uygun düşecek (yani[​IMG] herkesin insani kişiliğine aykırı düşecek) hale getirilmesinin nedeni de budur. Öyle ki[​IMG] çarpık üretimin[​IMG] tüketim ekonomisinin[​IMG] kendisini oluşturan maddi-manevi nedenlerin tüm sonuçlarının gücüne bağlı olarak[​IMG] kitle kültürü ortada nitelikli olan ne varsa onu niteliksizleştirmekte[​IMG] soysuzlaştırmakta[​IMG] "gayri-insani" hale getirmektedir. Kişilerin estetiksel beğenilerinin düzeyini en aşağısına indirgemekte[​IMG] herkesin en diplerdeki ortak paydada buluşacağı estetiksel beğeniyi oluşturmaktadır.

    Tüm yukarıda sözünü ettiğimiz özellikle birleşecek biçimde[​IMG] onların ayrılmaz bir parçası olarak[​IMG] kitle kültürünün bir başka özelliği de[​IMG] çöküşmüş burjuva ideolojisi'ni yansılamasıdır. Bunun en belirgin yanıysa "gerçeklikten kopma"dır. Bir "ikame kültür" olarak[​IMG] bir "bilinçsizleştirme"[​IMG] "zihniyetsizleştirme" olarak kitle kültürünün çöküşmüş burjuva ideolojisini gündelik bilinç içinde kendinde taşıyışını göz önüne alırsak[​IMG] onun bütün gerçeklikten kaçma özelliklerini de birlikte görürüz. Bunun başlıca belirtisi[​IMG] toplumsal ham hayallerin[​IMG] aldatmacaların[​IMG] yanılsamaların yaratılmasıdır; gerçekleştirilemeyen insanlık ideallerinin yerine ham hayallerin ikame edilmesi[​IMG] çöküşmüş burjuva ideolojisi için kaçınılmazdır. "İnsanın değişmez doğası!" gibi sunulan bu "gayri-insani" insan özellikleri tüm kitle kültürünün en ağır basan yanıdır. Bu nedenle[​IMG] kitle kültürü sanatı[​IMG] toplumsal gerçeklikten kaçma[​IMG] ya da sahte-gerçeklikler üstüne kurulmalarla doludur. Yanılsamalara dayanan[​IMG] kadercilik[​IMG] kötümserlik[​IMG] umutsuzluk; zorbalık[​IMG] vurdu-kırdı[​IMG] suç dünyası; bilim-kurgu[​IMG] doğa yıkımları[​IMG] savaşlar; tüm bu "burjuva yaşamı cehennemi"nin karşıtını oluşturan "burjuva yaşamı cenneti"[​IMG] yani[​IMG] açık saçıklık[​IMG] kadın pazarı[​IMG] serüvencilik; bir başka deyişle[​IMG] toplumsal yaşamın yapısına "kötülük" olarak ekilmiş ne varsa[​IMG] hepsi kaçınılmaz[​IMG] günün "ampirik gerçeği"[​IMG] "insanlık durumu" olarak ortaya konur; bütün bu "cehennemi" yaratan[​IMG] ama aynı zamanda onun "cenneti"nden yararlanan kapitalist toplum kahramanları (yani[​IMG] "Süpermen"ler[​IMG] "James Bond"lar[​IMG] "J.R"lar[​IMG] vs.) ise[​IMG] "idoller" olarak verilir[​IMG] ki burada da kitle kültürünün "bireycilik" özelliğini apaçık görürüz. Tabi[​IMG] ne yazık ki[​IMG] bu tür insanları ortaya çıkaramayan ülkemizde ise[​IMG] "toplumsal kahraman ancak "Şaban tipinde nesnelleştirilir oysa[​IMG] herkesin "kahraman" olacağı bir toplumda hiç kimsenin kahraman olamayacağı çok açıktır; tıpkı "her mahallede bir milyoner"in herkesin yoksullaşmasını gösterdiği gibi. İşte[​IMG] bu anlamda[​IMG] kitle kültürü[​IMG]. Yukarıda da değindiğimiz gibi[​IMG] kitlelerin varlıksızlaşmalarını amaçlayan "bireyciliğin propagandası"nı yapar. "Köşeyi dönme" en büyük insani amaç haline gelir; üstelik bu[​IMG] herkese tanınmış bir eşitlik hakkıdır[​IMG] çünkü[​IMG] "talih kuşu herkesin başına konabilir"! Yeter ki insan bu çarpık düzenin nimetlerini kavramış[​IMG] "uyanık" kişi olsun! Görüldüğü gibi[​IMG] kitle kültürü aynı zamanda kendi içinde "zıtların birliği"ni de taşımaktadır. Yani[​IMG] hem büyük "ütopyalar"[​IMG] hem büyük "kadercilik"; hem büyük "kahramanlar"[​IMG] hem küçülmüş insanlar; hem zenginleşme ideali[​IMG] hem yoksullaşma; hem saldırganlık[​IMG] hem boyun eğme; hem terör[​IMG] hem çilecilik; yani[​IMG] "insani olmayan" tüm birbirine karşıt[​IMG] ama birbirleriyle bütünleşen insan özellikleri bir araya gelmiştir kitle kültüründe.

    İçeriğinde[​IMG] özünde çöküşmüş[​IMG] biçiminde niteliksiz; üstelik tüm nitelikli sanatları ve insani nitelikleri kendisiyle birlikte soysuzlaştıran bir kültür-sanat. İşte burjuvazinin "son harikası"! Bütün bu yöndeki kitle iletişim araçlarından bunu "taksitle" satın alabilirsiniz. (Yalnız burada önemli bir yanılgıya da dikkati çekelim[​IMG] kitle sanatının yaygınlaşmasını sağlayan şey kitle iletişim araçlarının varlığı değil[​IMG] kitle iletişim araçlarının kullanılma biçimleridir; yani[​IMG] tıpkı kitle kültürünü oluşturan şeyin teknik-sınai gelişme değil[​IMG] çelişkin üretim biçiminin kendisi olması gibi).

Sayfayı Paylaş