Küçük Kadınlar: Oyuncular, röportajlar, bilinmeyenler

Konusu 'Küçük Kadınlar' forumundadır ve Duru tarafından 23 Haziran 2009 başlatılmıştır.

  1. Duru

    Duru Administrator

    Küçük Kadınlar: Oyuncular, röportajlar, bilinmeyenler​

    [​IMG]


    Hayat geçmek zorunda olduğumuz sınavlarla doludur. Bu sınavlar kimilerine “kolay” gelir… Sorunların çözümlerini bulmakta zorluk çekmezler… Adeta sorun çözümüyle birlikte gelir… Bunlar şanslı insanlardır. Bir de hayatları boyunca zor sınavları geçmek zorunda olanlar vardır. Onlar bir çok zorluğa göğüs germek, sırtlarına binen ağır yükleri biraz olsun hafifletmek için hayatları boyunca debelenip dururlar. Bunlar da şanssız insanlardır. Ama bu şanssız insanlar hayata daha bağlıdır… Daha bir tadını çıkartırlar mutlu günlerin. Çünkü mücadele bağlılığı, emek sevgiyi, baş etme gücünün farkında olmak da vefayı getirir. Bütün bu zor sınavlarda elimizi tutan, bize destek veren, hatta gerektiğinde bütün sorumluluğu yüklenen iyilik melekleri vardır etrafımızda… Yeryüzündeki meleklerimiz… Annemiz ve babamız… Hayatlarını , çocuklarının mutluluğuna vakfedenler... Hikayemiz yeryüzündeki iyilik meleklerini kaybettikten sonra birbirine kenetlenmiş beş kız kardeşin hikayesidir...​

    En büyüğü yirmi, en küçüğü altı yaşında olan beş kız kardeş… Anne babaları bu dünyadan göçüp gittikten sonra karşılaşacakları bütün sınavlarda el ele veren , birbirlerine kızsalar da küsseler de , bağırıp çağırsalar da karşılarına çıkan en zor sınavda bile tek bir yürek olan… Birbirlerinden farklı beş kız kardeş… Kardeşlerine hem anne hem baba olan, hukuk fakültesi 2. sınıf öğrencisi Elif (20), içi dışında, sırdaş, güçlü, “delidir ne yapsa yeridir” tanımının en iyi örneklerinden Armağan (17) - nam-ı diğer Armi - , okul derdiyle , sivilceleriyle , üç kuruş harçlıkla arkadaşlarına rezil olmadan onlara yetişme telaşıyla tam bir ergen Yeliz (15), yaşından büyük bir hastalıkla yaşayan, olgun, kitap okuma tutkusu olan, sorumluluk sahibi, anlayışlı Bilge (12) ve en küçük, en hassas, en sevimli, müzik tutkunu Cansu (6). ​

    Anne babalarının bekçilik yaptığı köşkte kendilerine ayrılmış bölümde, her gün doğumunda, umutla, sevgiyle, ayakta kalma azmiyle güne “merhaba” diyecekler. Ne olursa olsun , pes etmeyecekler. Birbirleri için direnecekler. Başlarına gelecek her felaket onlara bir şeyler öğretecek. Daha güzel günler için hırslanacaklar , güçlenecekler… ​

    Onlar Küçük Kadınlar. Onlar ne pahasına olursa olsun düşmemek için hayatla elele mücadele edecek , hep birlikte “büyüyecekler.” ​

    [​IMG]

    Ekin Türkmen (Elif)
    Doğum Yeri : İzmir
    Doğum Tarihi : 1984
    Eğitimi : Akademi
    Rol Aldığı Diziler
    -Küçük Kadınlar (2008)
    -Menekşe ile Halil (2007) , Zeynep
    [​IMG]

    -Kısmetim Otel (2007)
    -Acı Hayat (2005) , Özlem
    -Nefes Nefese (2005)
    -Ekmek Teknesi (2002) , Songül
    Rol Aldığı Filmler
    -Keloğlan Kara Prens’e Karşı (2005) ,
    -Kül Kedisi
    -Son Ders:Aşk ve Üniversite (2007) , Deren ​


    [​IMG]
    Ali İl (Ali Sezek)
    Doğum Yeri : İstanbul
    Doğum Tarihi : 16 Mayıs 1982
    Eğitimi: İ.Ü. Konservatuar Tiyatro
    Cast Ajansı Tümay Özokur Film Reklam
    Dizi ve Filmler
    Küçük Kadınlar
    Aşk Eski Bir Yalan
    Seher Vakti
    Ihlamurlar Altında
    Türkü Filmi
    Sırlar Dünyası / Sır Kapısı ​

    [​IMG]
    Hande Soral (Armağan Gezici)
    Doğduğu Şehir: Bursa / İnegöl
    Doğum Tarihi: 02.02.1987
    Nasıl Keşfedildi: "Komedi Dükkanı" programına seyirci olarak gittim. Seyircilerden birini sahneye istediler. Ben de hazır gitmiştim, çantam elimde bekliyordum. Birini istediklerinde çıktım sahneye. İzleyenler ve yönetmen de beğenince normalde beş dakika oynamam gerekirken, 45 dakika sahnede kaldım. ​

    [​IMG]

    Dizinin cast’ını yapan ajans şans eseri programı izleyince kendimi bu dizide buldum.
    Oynadığı Diziler: Küçük Kadınlar
    Okuduğu Olmuş Lise: Turgutalp Anadolu Lisesi (Eşit Ağırlık Okumuştur.)
    Okuduğu Olmuş Üniversite : İstanbul Bilgi Üni. Psikoloji Bölümü.
    Üniversite Sınav Sonucu : İSTANBUL BİLGİ ÜNİV. PSİKOLOJİ (BUR) EA- 351,163 ​

    [​IMG]
    Fulya Zenginer (Yeliz Gezici)
    [​IMG]
    Elit İşcan (Bilge Gezici)
    [​IMG]
    Burak Sağyaşar (Utku Deviren)
    Doğum tarihi: 1987
    Cast Ajansı: Gaye Sökmen Ajans Gaye Sökmen Ajans
    Filmografi
    Küçük Kadınlar (Utku Deviren)
    Yemin (Mahir)
    [​IMG]
    Selin Ilgar (Cansu Gezici)
    [​IMG]
    Mehtap Bahri (Mihrace İçen)
    [​IMG]
    Ke
    vork Türker (Sami Deviren)
    Doğum Yeri : İstanbul
    Doğum Tarihi : 1957
    Hisse-i Şayia oyunuyla 2003 Afife Jale Tiyatro ödülleri yardımcı rolde en başarılı komedi oyuncusu adayı oldu.
    [​IMG]
    Hülya Şen (Şevkiye Cansel)
    [​IMG]
    Kemal Pekser (Timuçin)
    [​IMG]
    Ezgi Bakışkan (Fatmagül Özlü)
    [​IMG]
    Deniz Kurdoğlu (Nalan Gezici)
    [​IMG]
    Burak Tamdoğan (Mustafa Gezici)
    [​IMG]
    Birsen Dürülü (Bade Yenice)
    [​IMG]
    Ahmet Levendoğlu (Hulusi Deviren)
    [​IMG]
    Halim Ercan (Cemii)​
  2. Duru

    Duru Administrator

    Ce: Küçük Kadınlar: Oyuncular, röportajlar, bilinmeyenler

    İşte o küçük kadınlar
    Beş kız kardeşin anne ve babalarının ölümünün ardından hayata tutunma çabalarını anlatan dizinin oyuncularından Ekin Türkmen, Hande Soral ve Fulya Zenginer’le konuştuk. ​

    FULYA ZENGİNER
    [​IMG]

    Hem rolüme hem ÖSS’ye çalışıyorum
    Yeliz nasıl bir karakter?
    - Biraz fazla şımarık. Zengin bir ailede doğmalıymış! Biraz deli dolu ve heyecanlı. Kardeşleri Elif ve Armağan ile çok zıt bir karaktere sahip. Her evde mutlaka bulunan bir kız Yeliz, çünkü ergenlik çağına giren herkesin huylarını barındırıyor. Kendini çok önemseyen ve güzel olduğunu düşünen biri.​

    Daha önceden birkaç oyunculuk deneyiminiz vardı sanırım...
    - "Doktorlar" dizisinde bölüm oyunculuğu yaptım. Sonra da "İki Aile" dizisinde rol aldım.​

    Oyunculuk eğitiminiz var mıydı?
    - Konservatuvar sınavına hazırlanırken eğitim aldım. Liseyi geçen yıl bitirdim bir sene hazırlık dönemi gibi geçti. ​

    Bu tempoda çalışırken ÖSS’ye hazırlanmak zor olmuyor mu?
    - Geçen yıldan alıştığım bir şey bu benim için. Dershanede burslu okuyan bir insan olarak derslerde zorlanmam söz konusu değil. Bu işi severek yaptığım için dersler bana ağır gelmiyor. Başka bir iş yapsaydım, iki-üç saat uykuyla durup bu tempoya katlanamayabilirdim. Yaşadığım her an insanları izliyorum. Onların tepkilerini gözlemliyorum. Bazen kendimi dinleyip hangi olaylara nasıl tepkiler verdiğimi düşünüyorum. . . . ​

    EKİN TÜRKMEN


    [​IMG]


    Konservatuvarda çok ağladım
    Canlandırdığınız Elif nasıl bir karakter?
    - 22 yaşında ve en büyük abla. Önceleri prenses gibi. Klasik bir abla gibi değil ama annesiyle babası öldükten sonra o görevi almak zorunda kalıyor. Üniversite ikinci sınıfa giden bir hukuk öğrencisi. Yan köşkte yaşayan okul arkadaşı Ali ona aşık ama Elif’in haberi yok. Ali’yi hep arkadaş gibi görüyor. Okulda zengin arkadaşları var ama fakir bir ailenin kızı. ​

    Diziye nasıl dahil oldunuz?
    - Çok güzel bir hikáye ve klasik bir senaryo. "Küçük Kadınlar" filminden ilham alınarak senaryolaştırılmış bir dizi. Senaryoyu ilk okuduğumda beni gerçekten heyecanlandırdı. Dizi kadrosu da çok güzeldi, teklifi hemen kabul ettim. ​

    Oyuncu olarak beş kardeşin içerisinde en deneyimlisi sizsiniz sanırım.
    - Yedi yıldır oyunculuk yapıyorum. Armağan karakterini oynayan Hande Soral hariç, ekipteki herkesin oyunculuk deneyimi var. "Menekşe ile Halil" dizisinde oynadım en son. O dizi bittiği için "Küçük Kadınlar"ı kabul ettim. . ​

    İlk kez "Ekmek Teknesi" dizisinde karşımıza çıkmıştınız. O zamandan bu zamana neler değişti?
    - Her işte bir şeyler öğrenmeye çalışıyorum. Oyunculuğumu çok geliştirdim diyemem. Bir şeyler yapmak istiyorum ama çok seçenek yok. Öğrenirken doğallığımı kaybetmemeye çalışıyorum. Savaş Dinçel ile çalışırken bize hoca gibi birçok şey öğretirdi. Ondan sonra onun gibi insanlarla çok çalışamadım. ​

    Okullu oyunculardansınız. Okulun gerekliliğini savunanlardan mısınız?
    - Herkes konservatuvar okumalı mı, okumamalı mı hálá arada kalıyorum. Konservatuvar bazı şeyleri kazandırırken bazı şeyleri de kaybettiriyor. Kendinizi koruyup okuldan çıkmanız çok zor. İster istemez hocanız gibi oluyorsunuz. Haliç Üniversitesi’nden mezunum, Müşfik Kenter’in öğrencisiyim. İyi bir öğrenci olduğum söylenemez. Müşfik Hoca’nın böyle bir müdahalesi yoktur, siz oynarsınız, o yorum yapar. Bu açıdan okulda hiçbir sorunumuz olmadı. Ama biraz duygusalsanız, çok ağlıyorsunuz. Biz de çok ağladık, çünkü zor geçiyor. Bir şekilde eğitim almak gerekiyor ama okul gerekli mi bilmiyorum. ​

    Dizi oyunculuğu hep eleştirilir. Siz kendinizi eleştirebiliyor musunuz?
    - Bazen dizi oyuncularını çok ağır eleştiriyorlar. Benim de dizi izlerken eleştirdiğim oluyor ama sonra kendime "ne şartlar altında çalıştıklarını bilmiyorsun" diyorum. Gerçekten set şartları çok ağır. Mesela ben dizilerde oyunculuğumun yüzde 20’sini bile gösteremiyorum. . . . ​

    Bu yaza başka projeler de sığdıracak mısınız?
    - Ben bir seneliğine Amerika’da eğitim almaya gidecektim. Ama bu iş gelince erteledim. Özel hayat kısmında ise benim için her şey oyunculuğa hizmet ediyor. Yaşadığım ilişki, yolda yürürken, iyi ya da kötü bir haber alırken, sanki bir kamera varmış ve kendimi izliyormuşum gibi hissediyorum. ​

    HANDE SORAL
    [​IMG]

    Komedi Dükkanı’nda keşfedildim
    Armağan nasıl bir karakter?
    - Armağan ya da dizide sıkça duyacağınız lakabıyla Armi, lise son sınıf öğrencisi. Erkek gibi büyümüş, sokaklarda futbol oynayan, bisiklete binen, agresif, çabuk parlayan ve haksızlığa tahammülü olmayan bir karakter. Hiç aşık olmamış bir kız. En küçük kız kardeşine çok bağlı. ​

    İlk kez bir dizide rol alıyorsunuz. Nasıl keşfedildiniz?
    - "Komedi Dükkanı" programına seyirci olarak gittim. Seyircilerden birini sahneye istediler. Ben de hazır gitmiştim, çantam elimde bekliyordum. Birini istediklerinde çıktım sahneye. İzleyenler ve yönetmen de beğenince normalde beş dakika oynamam gerekirken, 45 dakika sahnede kaldım. Dizinin cast’ını yapan ajans şans eseri programı izleyince kendimi bu dizide buldum. ​

    Bu ilk oyunculuk deneyiminiz değil herhalde...
    - Daha önce çocuk oyunlarında yer aldım. Tiyatro eğitimim de vardı ama oyunculuk istememe rağmen başka alana yöneldim. Üç aydır Plato Film’den oyunculuk eğitimi alıyorum. Boğaziçi Üniversitesi’nde psikoloji okuyorum. Okuduğum bölüm de aslında oyunculuğa yabancı değil. . . ​

    Setleri nasıl buldunuz?
    - Daha bir bölümlük bir tecrübem var ama çok yorucu olmasına rağmen sevdiğiniz için katlanıyorsunuz. Setten çıkıyorum, uyumadan okula gidiyorum.​


    [​IMG]

    Ekmek Teknesi'nde Songül, Acı Hayat'ta Özlem ve Keloğlan Kara Prens’e Karşı filminde Külkedisi olarak çıktı karşımıza... Şimdilerde romantik reklam filmleri ile televizyonlarda boy gösteriyor... Yeni neslin öne çıkan başarılı oyuncularından Ekin Türkmen'i yakından tanıyalım.......​

    Ekin Türkmen’i biraz tanıyabilir miyiz?
    1984 İzmir doğumluyum, 3 yıldır İstanbul’da yaşıyorum. Haliç Üniversitesi Konservatuarı Tiyatro Bölümü 3. sınıfta okuyorum. Çocuktum buraya geldiğimde, Osman Sınav; “Bir dizi yapıyoruz, adı ‘Ekmek Teknesi’, oynar mısın?” dedi. Tamam dedim, topladım her şeyimi geldim buraya… Tabi ki bu kadar kolay olmadı. Ailem, gerçi alışkındır özgür kız Ekin’e ama, “Bu kadarı fazla” dediler. Bir toplantı yapıldı. Biz iki kardeşiz, bir de kız kardeşim var. Babam ve annem, bizi kararlarımızda özgür bırakır ama olumlu, olumsuz neler yaşayacağımızı da uzun uzun anlatırlar. Onaylamasalar da yanımızdadırlar ve mecburen buraya gelmeme destek oldular. Hala telefonda ağlar babam ‘gelmiyor musun?’ diye.​

    Osman Sınav’la nasıl tanıştınız?
    İzmir’li modacı Ertan Kayıtken çok sevdiğim özel insanlardan birisidir. Beni çok beğenirdi ve bir ışığım olduğuna inanırdı, onun aracılığı ile oldu.​

    Peki tanıştırılacağınız zaman oyunculuk aklınızda var mıydı?
    Hayır yoktu. Eğlenceli olabilir diye düşünmüştüm, ki başta çok keyifliydi. Ta ki konservatuvara girene kadar. Ne zaman ki okula girdim, “Ben ne yapıyorum” dedim. Çok zor bir işe kalkışmışım, ama kanıma çoktan karışmıştı ve o keyif, endişeye dönüştü en sonunda “ben beceremiyorum” dedim. Tam o sıralarda Zeki Demirkubuz bir film teklifinde bulundu, konuştuk uzun uzun. Çok mutlu ve umutlu bir şekilde ayrıldım oradan ve “yapacağım bu işi” dedim.​

    O zamanlar eğlenceli diye başladığınız bu işin ciddiyetine hemen varmışsınız. Sizi yönlendiren oldu mu?
    Yönlendirmek değil ama çalıştığım ekipte Sermin Hürmeriç, Savaş Dinçel, Mehtap Bayri gibi çok özel insanlar vardı ve bana oyunculuğun nasıl ciddi bir iş olduğunu, nasıl bir disiplin gerektirdiğini gösterdiler. Benim olayın ciddiyetini kavramama neden oldular ve eğitimini almaya karar verdim.​

    Demek ki oyunculuk artık geçici bir heves değil, kararlı olduğunuz meslek oldu?
    Evet, başarılı bir oyuncu olmak istiyorum.m.​

    Başka hedefleriniz var mı?
    Şöyle söyleyebilirim, hedefim 2010 yılında şurada olmak ya da burada olmak gibi sınırlar dahilinde değil. Her gün kendimi aşmak, öğrenmek, öğrenmek öğrenmek…​

    Dizilerle oyunculuğunuzu geliştirebileceğinize inanıyor musunuz?
    Oyunculuk yolda giderken bile birilerini gözlemleyerek geliştirilebilecek bir şey. Benim için her şey bir malzemedir. Hepsini cebime koyuyorum. Gerektiğinde kullanıyorum.​

    Türk Sineması’nın son durumunu değerlendirir misiniz bir oyuncu olarak?
    Oyuncu olarak bir sürü projenin olması çok sevindirici. Abdullah Oğuz, Çağan Irmak, Fatih Akın, Zeki Demirkubuz, Ferzan Özpetek gibi yönetmenlerin filmlerinin daha çok olması oyuncu olarak da izleyici olarak da mutluluk verici olurdu. Bugüne kadar hemen hemen bütün Türk filmlerini izleyen iyi bir izleyici olarak tüm Türk filmlerinin izlenmesini diliyorum. Her ne kadar düşük bütçelerle bir şeyler yapılmaya çalışılsa da Türk Sineması’nı çok başarılı buluyorum. Hele bir de Hollywood filmleri bütçelerine sahip olsa Türk yapımcılar, kim bilir neler yapılır neler! Çünkü çok değerli senaristler, yönetmenler ve oyuncular var Türkiye’de. Bunun için de izleyici Türk sinemasına giderek destek vermeli.​

    Spor ve dansla aranız iyi. Oyunculuğunuza katkısı oluyor mu?
    Çocukluğum boyunca spor ve dansla uğraştım. Caz dans yapan bir gurubumuz vardı, tango yapıyorum bir de uzun zaman buz pateni yaptım. Oyunculukta her şey bir artıdır.r.r.​

    Oyunculukta kural tanır mısınız?
    Projelerde çok seçiciyim zaten, kurallarım var, onları yıkacak kadar değerli bir proje olursa bilemem tabii. Bertolucci teklif ederse kurallarım var demem : ))​

    En beğendiğiniz yerli yabancı oyuncular? Kiminle aynı projede yer almak istersiniz?
    Bennu Yıldırımlar, Sanem Çelik, Engin Günaydın, Uğur Yücel, Şener Şen , Bülent Emin Yarar, Marlon Brando, Julitte Binoche, Johnny Deep, Eva Green, John Malcovich ilk aklıma gelenler. Bennu Yıldırımlarla oynamayı çok isterim.​

    Teknoloji ile aranız nasıl? İnterneti kullanıyor musunuz?
    Fena değil… İnterneti kullanıyorum fakat chat ya da oyun için değil msn’de bile 15 dakika sabredebiliyorum. Genelde haber almak ve araştırmak için kullanıyorum, gazete okumuyorum internetten takip ediyorum.​

    Türkiye’de merak ettiğiniz şehirler var mı? En sevdiğiniz şehir hangisi?
    Doğuyu merak ediyorum ve seviyorum. Mardin özellikle.......​

    Çalışmadığınız zamanlarda yapmaktan keyif aldığınız şeyler nelerdir?
    Arkadaşlarımla birlikte olmayı seviyorum, yalnızken yazıyorum, bir şeyler okuyorum, evde film izliyorum, uyuyorum bol bol.​

    Vakit geçirmekten hoşlandığınız özel mekanlar var mı? Dışarı çıktığınızda nerelere gidersiniz?
    Evde olmayı çok seviyorum arkadaşlarımla, evcilik gibi ben onlarda onlar bende. Gece çıktığım zaman...(yer adlarını eklemeyeyim)genel olarak Beyoğlu diyebiliriz​

    Modayı takip eder misiniz? Bakım yaptırma konusundaki düşünceleriniz nedir?
    Modayı takip etmem hatta nefret ederim! Bakım konusunda titizimdir özelikle cilt, çünkü her gün makyaj yapıyoruz, çok yıpranıyor cildimiz. ​

    O kadar dejenere olmasa mankenliği bırakmazdım
    [​IMG]
    Şov dünyasına modellikle adım atan Ekin Türkmen, sonradan kulvar değiştirdi.​

    Şu sıralar "Halil ile Menekşe" dizisinde rol alan alan Türkmen, gelecek hayallerini oyunculuk üzerine kurduğunu söylüyor ve "Bu işe o kadar güzel bir kadroyla başladım ki, kısa sürede oyunculuğun hayatımın işi olduğunu anladım" diyor.​

    Öncelikle şunu sorayım; daha yolun başındayken modelliği neden bıraktınız?
    - Ben Best Model’a girdim, bir derece aldım, ama istediğim kadar iş yapamadım. Zaten manken standartlarında değilim, boyum 1.73... Uğurkan Erez podyumumu çok beğenirdi ve birçok işine çıkarmıştı. Ama öyle işler çok az geliyordu, daha çok mağaza açılışları gibi işler oluyordu. Onlara katılmak istemiyordum. Sonunda "Mankenlik iyi gitmiyor, oyunculuk daha iyi durumda, üstelik de seviyorum. İkisi bir arada olmasın" dedim ve mankenliği bıraktım. Mankenlik bu kadar dejenere olmasa çok iyi bir iş... Orada da oynuyorsun, bir sürü yer geziyorsun, birçok kıyafet giyiyorsun. Açıkçası özel bir işti, ama bitti. ​

    Oyunculuğa nasıl başladınız?
    - Aslında oyunculuk hiç istediğim ya da hayal ettiğim bir iş değildi. Best Model’a katılmıştım. Osman Sınav da orada oyuncu olabileceğini düşündüğü insanlarla görüşüyormuş. Bana "Ekmek Teknesi diye bir dizimiz var, oynamak ister misin?" dedi. İçimden "Ben ne anlarım oyunculuktan?" diye geçirdim, ama yine de "Tamam eğlenceli olur" deyip kabul ettim. O kadar güzel bir kadroyla başladım ki, kısa sürede oyunculuğun hayatımın işi olduğunu anladım.​

    "Ekmek Teknesi"nde oynadığınız Songül ile "Menekşe ile Halil" dizisindeki Zeynep karakteri arasında çok fark var. Kendinizi geliştirmek için neler yaptınız?
    - Açıkçası pek bir şey yapamadım. Okuduğum kitaplar, arkadaşlarıma ya da büyüklerime danıştığım şeyler dışında tabii. Bu yaz yurt dışında eğitimlere katılmak istiyorum. Bir de ben oyunculuğa iş olarak bakmıyorum, öyle olunca her an kendine bir şeyler katabiliyorsun. Mesela kötü bir haber aldığımda nasıl tepki veriyorum diye dikkat ediyorum, her şey oyunculuğa hizmet ediyor. Her anı kaydediyorsun ve sonra da bunları kullanıyorsun. . . ​

    Sinema deneyiminiz var, bunu sürdürmeyi düşünüyor musunuz?
    - "Keloğlan"da küçük bir rolüm vardı. Şimdi çok güzel bir film daha geliyor, şubatta vizyona girecek. Artık sadece oyunculuk var benim için. Oyunculuğa işim bile demek istemiyorum, hayatımın bir parçası oldu çünkü...​

    Şubatta vizyona girecek olan filminizden bahseder misiniz?
    - Uğur Yağcıoğlu yazdı. Ferhan Şensoy oynuyor. Ferhan Şensoy üniversitede bir hoca ve film bir aşk hikayesini konu alıyor.​

    Yeniden "Menekşe ile Halil"e dönersek... Bu projeyi kabul etmenize ne sebep oldu?
    - Senaryoyu okudum, çok güzeldi. Zaten "Yaprak Dökümü"nden de takip ettiğim senaristlerdi ve çok başarılı buluyordum. Senaryo etkiledi diyebilirim.​

    Günümüzdeki oyunculukları nasıl değerlendiriyorsunuz?
    - Bir sürü dizi başlıyor, herkes "kalite düştü" diyor. Ama ben çok iş, çok oyun, çok oyuncu olduğunda daha kaliteli işler ortaya çıkacağına inanıyorum. Mesela "Bıçak Sırtı" çok güzel bir dizi. Böyle işler artacaktır. Dejenere olanlar da geride kalacaktır. Cnbc-e’deki gibi bir noktaya geleceğimizi düşünüyorum. ​

    Peki size hangi rol teklif edilirse "yapamam" dersiniz?
    - Öyle bir sınırım yok. . ​

    - Hayatınızın başrolünde kim var?
    Kendim... Kendimle o kadar çok uğraşıyorum ki... Yalnız yaşıyorum ve hayatı keşfediyorum. ​

    - Burak Kut ile anılmıştı adınız bir aralar...
    Burak ile olan ilişkimizden hiç bahsetmedik, kimsenin gözüne sokmadık. Normal bir şekilde yaşadık ve bitti.​



    [​IMG]



    [​IMG]




    [​IMG]




    [​IMG]




    [​IMG]




    [​IMG]




    [​IMG]




    [​IMG]




    [​IMG]




    [​IMG]




    [​IMG]




    [​IMG]




    [​IMG]




    [​IMG]




    [​IMG]




    [​IMG]




    [​IMG]




    [​IMG]




    [​IMG]




    [​IMG]




    [​IMG]




    [​IMG]




    [​IMG]




    [​IMG]




    [​IMG]




    [​IMG]




    [​IMG]




    [​IMG]




    [​IMG]

Sayfayı Paylaş