Nazar Duası /Dualar / Nazar Duası okuyalım

Konusu 'Dualar, Ayetler, Hadisler' forumundadır ve Almira tarafından 19 Nisan 2009 başlatılmıştır.

  1. Almira

    Almira Administrator

    Nazar Duasi-Nazar Duasi okunuşu
    Uizükümâ bikelimâtillâhittâmmeti min kulli seytânin hâmmetin ve min külli aynin lâmmetin.
    Manasi:Ikinizde (Hasan ve Hüseyin R.A.) bütün seytanlarin,zehirli mahlükatin ve nazari isabet eden kötü gözden (göz degmesinden) Allahü Tealanin kelimat i Tamesinden (noksansiz kelimlerine)sigindirim.
    Peygamber Efendimiz s.a.v.bu duayi cok okurmus.
    *************************************************

    [​IMG]
    3x IHLAS Suresi
    OKUNUSU
    Kul hüvallâhü ehad. Allâhüssamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
    MÂNÂSI
    De ki: O, Allah, birdir. Allah, her yönden eksiksizdir ve her dilegin merciidir, her sey kendisine muhtâc olan Sanli, Uludur. O, dogurmadi ve dogurulmadi. O'na hiçbir sey denk de olmadi.

    1xFelak Suresi
    OKUNUSU
    Kul e'ûzü birabbilfelak. Min serri mâ halak. Ve min serri gâsikin izâ vekab. Ve min serrinneffâsâti fil'ukad. Ve min serri hâsidin izâ hased.
    MÂNÂSI,


    [​IMG]
    De ki: Yaratilmislarin serrinden, karanlik çöktügü zaman gecenin serrinden, dügümlere üfleyenlerin serrinden ve haset edenin, içindeki hasedini disariya vurdugu vakit, serrinden; safak aydinliginin Rabbine (Allâh'a) siginirim.
    AÇIKLAMA
    Felak Suresi, Mekke'de nazil olmustur. 5 ayettir. Felak, sabah manasina geldigi gibi yarmak manasina da gelir. Bundan sonra gelen Nâs suresiyle birlikte ikisine "iki koruyucu" anlamina "muavvizeteyn" denir. Bu surelerin sifa maksadiyla okunduguna dair hadisler vardir.

    1xNAS Suresi
    OKUNUSU


    [​IMG]
    Kul e'uzü birabbinnâsi. Melikinnâsi. Ilâhinnâs. Min serrilvesvâsilhannâs. Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi. Minelcinneti vennâs.

    MÂNÂSI
    1. De ki: Siginirim ben insanlarin Rabbine,
    2. Insanlarin Melikine (mutlak sahip ve hakimine),
    3. Insanlarin Ilâhina.
    4. O sinsi vesvesenin serrinden,
    5. O ki insanlarin gögüslerine (kötü düsünceler)fisildar.
    6. Gerek cinlerden,gerek insanlardan(olan bütün vesvesecilerin serrinden Allah'a siginirim!
    AÇIKLAMA

    [​IMG]

    Nas Suresi, Mekke'de nazil olmustur. 6 ayettir. Nas insan demektir.
    Diger Dualar
    Bu yazmis oldugum surelerde nazar degmemesi icin okunur.
    ************************************************

    Bereket ve Sofra Duasi
    El hamdülüllâhii lezi et amenâ ve sekânâ ve cealenâ minel müslimiyn.ni met i celilüllah bereketl halilüllâh sefâât yâ resülallâh
    Manasi:Soframiza bereket, vücudumuza sihhat,dünyada kalanlarimiza selamet,ahirete gidenlerimize


    [​IMG]
  2. Almira

    Almira Administrator

    Ce: Nazar Duası /Dualar / Nazar Duası okuyalım

    Mâsâ’Allâh, Bârekallâh, Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh ”

    MANASI:
    [​IMG]
    “Allâh’ü Teâlâ mübârek etsin. Allâhü Te’âlâ diledi de böyle iyi ve güzel oldu. Güç ve kuvvet yalniz ve yalniz Allâh’indir. Allâhü Teâlâ’dandir.”


    ” Allahümme bârik fîhî ve lâ tedurruhu .”

    MANASI :

    “Allâh’im, bunu mübârek eyle. Ona zarar dokunmasina izin verme.”


    Resûl-i Ekrem Efendimiz, torunları Hasan ve Hüseyin (r.a.)'e, nazar değmesin diye duâ okurlarmış. Bu duâ:

    "Euzu bi kelimâtillâhi't-tâmmeti min kulli şeytanin ve hammetin ve min külli aynin lammeh."



    MANASI

    "Her türlü şeytandan, zararlı şeylerden ve kem gözlerden bütün kelimeleri yüzü hürmetine Allah'a sığınırım."
    [​IMG]

    Nazar değen kimse şifa için:

    Fatiha Suresi,
    Ayetü'l-Kürsî,
    Felâk Suresi,
    Nâs Suresi, okumalıdır.
  3. Almira

    Almira Administrator

    Ce: Nazar Duası /Dualar / Nazar Duası okuyalım

    1-
    Resûl-i Ekrem Efendimiz, torunları Hasan ve Hüseyin (r.a.)'e, nazar değmesin diye duâ okurlarmış. Bu duâ:

    "Euzu bi kelimâtillâhi't-tâmmeti min kulli şeytanin ve hammetin ve min külli aynin lammeh."

    "Her türlü şeytandan, zararlı şeylerden ve kem gözlerden bütün kelimeleri yüzü hürmetine Allah'a sığınırım."

    [FONT=arial,helvetica,sans-serif][/FONT]​
    [FONT=arial,helvetica,sans-serif]

    [/FONT][FONT=arial,helvetica,sans-serif]2- [/FONT]
    [FONT=arial,helvetica,sans-serif]Peygamber efendimiz nazar için ( Allahümme barik fihi ve la tedarruhü ) okurdu. (İbni Sünni) [/FONT]
    [FONT=arial,helvetica,sans-serif]"Allâh'im, bunu mübârek eyle. Ona zarar dokunmasina izin verme."


    [/FONT]
    [FONT=arial,helvetica,sans-serif][/FONT]
    [FONT=arial,helvetica,sans-serif][/FONT]​
    [FONT=arial,helvetica,sans-serif]

    [/FONT][FONT=arial,helvetica,sans-serif]3- [/FONT]
    [FONT=arial,helvetica,sans-serif]Büyük velîlerden Hasan Basrî Hazretleri göz değmesine karşı (Kalem Sûresinin 51-52. ayetleri olan) şu âyetleri okurdu:

    [/FONT][FONT=arial,helvetica,sans-serif]"Ve in yekadullezîne keferû leyuzlikûneke biebsarihim lemmâ semiu'z-zikre ve yekulûne innehu le mecnûnun ve ma huve illâ zikrun lil âlemîn."

    "Gerçekten o küfredenler Kur'an-ı işittikleri zaman az kaldı seni gözleriyle yıkacaklardı. "O, mutlaka bir mecnundur" diyorlar. Oysa Kur'an bütün alemler için büyük bir uyarıcıdır.." (Kalem Sûresi, 51-52)

    [/FONT]
    [FONT=arial,helvetica,sans-serif][/FONT]​
    [FONT=arial,helvetica,sans-serif]

    [FONT=arial,helvetica,sans-serif]4-[/FONT]
    [/FONT]
    [FONT=arial,helvetica,sans-serif]Nazar değen kimse şifa için: [/FONT]
    [FONT=arial,helvetica,sans-serif] Fatiha Suresi,
    Ayetü'l-Kürsî,
    Felâk Suresi,
    Nâs Suresi, okumalıdır.
    [/FONT]

    [FONT=arial,helvetica,sans-serif][/FONT][FONT=arial,helvetica,sans-serif]
    [/FONT]

    [FONT=arial,helvetica,sans-serif]5- [/FONT]
    [FONT=arial,helvetica,sans-serif]Bismillâhirrahmânirrahîm bismillâhi azîm-iş- şâni şedîd-il birri mâ şâallahü kâne habese hâbisün min hacerin yâbisin ve şihâbin kâbisin. Allahümme innî radedtü ayn-el âini aleyhi ve alâ men ehabb-en-nâsi ileyhi ve fî keyedihî ve kilyetihî lahmün rakîkun ve azmün dakîkun fîmâ lehû yelîku ferci-il basara hel terâ min fütûrin sümmerci-il basara kerrateyni yenkalib ileyk-el basaru hâsian ve hüve hasîr ve in yekâdüllezîne keferû leyüzlikûneke biebsârihim lemmâ semi-uz- zikra ve yekûlûne innehû lemecnûnün ve mâ hüve illâ zikrun lilâlemîne lâ havle velâ kuvvete illâ billâh-il aliyy-il azîmi Lâ ilâhe illallâhü hısnî, men kâle-hâ dehale hısnî, ve men dehale hısnî emine min azâbî. Sadaka rasûlullahi sallallahü teâlâ aleyhi ve selleme. [/FONT]
    [FONT=arial,helvetica,sans-serif][/FONT]​
    [FONT=arial,helvetica,sans-serif]

    [/FONT][FONT=arial,helvetica,sans-serif]6- [/FONT]
    [FONT=arial,helvetica,sans-serif]Sabah-akşam, Besmele ile 3 defa "Bismillahillezi la yedurru maasmihi şeyün fil erdi vela fissemai ve hüvessemiulalim" okuyan, büyü, nazar ve zulümden korunur." [/FONT]
    [FONT=arial,helvetica,sans-serif]

    [/FONT][FONT=arial,helvetica,sans-serif]7- [/FONT]
    [FONT=arial,helvetica,sans-serif]Fatiha, Âyet-el kürsi ve ( Kâfirun, İhlas, Felak, Nas sureleri ) 7şer defa okunup üflenirse, büyü, nazar ve her dert için iyi gelir. Tuza okunup, suda eritilerek içmek de olur. Bir hadisi şerifte de, (Fatiha ile Âyet-el kürsiyi okuyana, o gün nazar değmez) buyuruldu. [/FONT]
  4. Viole

    Viole Administrator

    Ce: Nazar Duası /Dualar / Nazar Duası okuyalım

    ben her gün kendimi okuyom kız bazen aradada telofandan beri babaaneme okutuyom :muhaha:
    ayyy ne yapayım allah vergisi işte :muhaha: :muhaha:
  5. peace

    peace New Member

    Ce: Nazar Duası /Dualar / Nazar Duası okuyalım

    çirkine nazar değermiş :)
  6. Viole

    Viole Administrator

    Ce: Nazar Duası /Dualar / Nazar Duası okuyalım

    dettt kandırıkcı aslını yazmaya yüzün yok garii catla emi güzelim ciciyim şekeyimm datluyum emme fesatlık edicenya:kart::kart:
  7. Kayıtsız

    Kayıtsız Guest

    Ce: Nazar Duası /Dualar / Nazar Duası okuyalım

    evden cıkarken bile bu dua okunmalı
  8. YuReGim

    YuReGim New Member

    Ce: Nazar Duası /Dualar / Nazar Duası okuyalım

    NAZAR DEĞMESİNDEN SONRA

    Yukarıda, nazar değmemesi için alınacak tedbirler ve korunma çareleri açıklanmıştı.
    Nazar değdikten sonra da şeriata uygun çareler vardır.
    Kur'an-ı Kerim'de ve hadis-i şeriflerde bu hususa işaret eden deliller bulunmaktadır.
    Yine şu sure ve ayetler dua maksadıyla okunmalıdır.
    a) Fatiha Suresi,
    b) Ayetü'l-Kürsî,
    c) Felâk Suresi,
    d) Nâs Suresi,
    e) Ayrıca Cebrail Aleyhisselâm'ın, Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz'e okuduğu ve öğrettiği şu dua okunmalıdır:
    "Allah (c. c.) 'in ismi ile sana rukye ederim (okuyup üflerim).
    Sana eziyet veren her şeyin şerrinden,
    Her nefsin yahut hased edenin kem gözünün şerrinden Allah (c.c.) sana şifa versin.
    Allah (c.c.)'in ismi ile sana rukye ederim" (Buharî, Kitabu't-Tıb, 38; Müslim, Kitabu's-Selam, 40; Ebu Davud, Kitabu't-Tıb. 19; Tirmizî, Kitabu'l-Cenâiz, 4; İbn-i Mâce. Kitabu't-Tıb, 36. 37; Ahmed b. Hanbel, Müsned. 6/332.)
    Yine Resûlüllah (s. a.v.) Efendimiz' in bir hastalığı olduğu zaman Cebrail Aleyhisselâm gelir ve şu duayı okurdu:
    "Allah (c.c.) 'in ismi ile sana rukye ederim (okuyup üflerim). Allah (c.c.) bütün hastalıklardan sana şifa versin.
    Hased ettiği zaman hased edenin şerrinden ve bütün kem gözlülerin şerrinden (seni korusun.)" (Müslim, Hz. Âişe (r.a.)'dan rivayet .etmiştir.)
    Bazı İslâm büyüklerinden nakledilmiştir ki; gözden sakınmanın şartı, iyilikleri, güzellikleri, zînetleri gizlemektir. Bir kimsenin kendisini, ailesini veya çocuğunu süsleyip el âleme teşhir etmesi uygun değildir.
    Allâme İbnu'l-Kayyım diyor ki: "Kim bu duaları okuyup tecrübe ederse, faydasının derecesini ve ona ne kadar çok ihtiyaç bulunduğunu anlar. Bu dualar, nazar edenin tesirine mâni olur. Onu okuyan kimsenin imanının kuvvet derecesine göre nazarın etkisini giderir. Çünkü bu dualar silahdır. Silah ise, kullanana göre etkili olur."
    Kimi, tam merkezden vurur. Kimi de, ıskalar!
    Abdullah es-Sâcî (r.a.)'ın anlattığına göre, kendisinin çok güzel bir devesi vardı.
    Birgün devesine binerek yol arkadaşları ile beraber sefere çıktı. Yolculardan biri vardı ki, gözü değerdi. Bu durumu bilenler Abdullah'ı uyardılar. Devesini o adamın gözünden sakınmasını söylediler. Abdullah o adamın, devesine bir zarar veremeyeceğini söyleyip pek aldırmadı. Abdullah'ın sözlerini ve davranışını da o adama anlattılar. Adam, kendisini ispat etmek için Abdullah'ı kollamaya başladı. Bir mola sırasında Abdullah oradan ayrılınca, adam hemen gelerek deveye nazar etti. Biraz sonra deve hastalanıp yere düştü. O sırada Abdullah da çıkageldi. Deveyi o vaziyette görünce neler olduğunu sordu.
    Dediler ki: "Sen gidince hemen o adam gelip deveye nazar etti.
    Hayvana bakınca o da bu hâle geldi."
    Bunun üzerine Abdullah: "O adamı bana gösterin" dedi.
    Onlar da gösterdiler. Abdullah, adamın yanına varıp karşısında durdu.
    Sonra şu duayı okudu:
    "Allah (c.c.)'ın ismiyle hapsedenin hapsinden, Kuru taşın (şerrinden), Yakıcı kıvılcımın (şerrinden Allah 'c.c.)'a sığınırım).
    Nazar edenin gözdeğmesi, kendi aleyhine dönsün ve en sevdiği kişinin üzerine dönsün.
    Gözünü çevirip de (sema' ya) bak! Bir bozukluk görüyor musun? Sonra gözünü iki kez çevir de yine bak. Göz hor, Hakir, Bitkin ve ümidini kesmiş olarak tekrar sana döner." (Bu duanın son kısmı, Mülk Suresi'nin 3. ce 4. ayetleridir. Bkz. Mülk, 67/3-4..)
    Abdullah es-Sâcî bu duayı okuyunca gözdeğmesi kalktı.
    Allah (c.c.)'ın izni ile devesi iyileşti.
    PEYGAMBERİMİZİN (s.a.v.) RUKYELERİ
    Buharî'nin rivayetine göre, birgün Abdülaziz (r.a.), Hz. Sabit (r.a.) ile beraber Enes b. Mâlik (r.a.)'ın ziyaretine gitmişlerdi.
    Hz. Sabit (r.a.): "Ya Ebâ Hamza! Biraz rahatsızım" dedi.
    Hz. Enes b. Mâlik (r.a.): "Senin üzerine Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz'in rukyesini okuyayım mı?" diye sordu.
    Hz. Sabit (r;a.): "Oku" dedi.
    Hz. Enes b. Mâlik şu rukyeyi okudu:
    "Ey insanların Rabbi! Zarar ve fitneyi gider. Şifa ihsan et. Şifa verici sensin. Senden başka şifa verecek olan hiçbir kimse yoktur. Öyle bir şifa ver ki, hastalıktan eser kalmasın." (Buharî, Abdülaziz (r.a.)'dan rivayet etmiştir.)
    Yine Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz hasta olan bazı ashabını eliyle sığayıp şöyle dua yapardı:
    "Allah'ım! Ey insanların Rabbi! Zarar ve fitneyi gider. Ona şifa ver. Şifa verici sensin. Senin şifandan başka şifa yoktur. Öyle bir şifa ver ki, hastalıktan eser kalmasın." (Buharî. Hz. Âişe (r.a.)'dan rivayet etmiştir.)
    Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz yine şöyle buyurmuştur:
    "Ey insanların Rabbi! Zarar ve fitneyi silip gider. Şifa, senin (kudret) elindedir. Senden başka ona (yol) açıcı yoktur." (Buharî, Hz. Âişe (r.a.)'dan rivayet etmiştir.)
    UYARILAR
    1) BİRİNCİ UYARI: Gözdeğmesi (nazar) bazan insanlardan olur. Bazan da cinlerden olur.
    Mü'minlerin annesi Ümmü Seleme (r.a.)' dan rivayete göre, Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz, evinde bir kız görmüştü.
    Kızın yüzünde bir değişme farketti ve şöyle buyurdu:
    "Ona rukye yapınız (okuyup üfleyiniz). Çünkü onda gözdeğmesi (nazar) vardır." (Buharî ve Müslim, Ümmü Seleme (r.a.)'dan rivayet etmişlerdir.)
    Hafız el-Bağavî diyor ki: "Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz nazar değmesine işaret ederken cinlerden nazar değmiş olacağını kasdetmiştir."
    Deniliyor ki: "Cinlerin nazar etmesi, mızrak ucundan daha tesirlidir."
    Şüphe yok ki, insan kirli elbiselerini değişmek için çıkardığı vakit, Yahut tuvalet ihtiyacını gidermek için, Ya da bir başka sebeple avret yerini açtığı vakit cinlerin nazarından korunmak için dua etmelidir.
    Bu da Cenab-ı Hakk'ın ismini zikretmekle olur.
    Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmuştur:
    "Onlardan (insanlardan) biri helaya girdiği zaman, başka bir rivayette, elbisesini çıkarıp bir yere koyduğu zaman bismillah demesi, cinlerin gözleri ile Ademoğlunun avret mahallinin arasında bir perdedir." (Tirmizî. Sünen'inde ve Ahmed b. Hanbel de Müsned'inde rivayet etmişlerdir.)
    2) İKİNCİ UYARI: Cenab-ı Hakk'ın ihsan ettiği sağlığı, Güzelliği, Nâli olduğu nimetler ve sair sebeplerle gözdeğmesine hazır olan kimse, daima tedbirli olmalı ve kendisini teşhir etmemelidir.
    Özellikle kadınlar kendi güzelliklerini ve bilhassa kız çocuklarının güzelliklerini aşırı derecede teşhir etmemelidirler. Çünkü bunun sonucunda birçok üzücü olaylara şahit olunmaktadır.
    Bu konuda şâir diyor ki:
    Kemâl sahibi sevilir,
    Olgunluk başta bir taçdır.
    Fakat yeri gelince onu
    Nazardan koruyan ayba muhtaçtır.
    Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz Esma binti Umeys (r.a.)'a hitaben şöyle buyurmuştur:
    "Bana ne oluyor ki, kardeşoğullarının cisimlerini zayıf görüyorum! Yardıma muhtaç duruma gelmişler." (Müslim, Câbir b. Abdullah (r.a.)'dan rivayet etmiştir.)
    Bunlar Hz. Cafer b. Ebu Tâlib'in çocukları idiler.
    Esma dedi ki: "Onların bir hastalıkları yok. Fakat onlara nazar değdi."
    Bunun üzerine Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurdu:
    "(O halde) sen onlara rukye yap. (okuyup üfle.)" (Ahmed b. Hanbel. Müsned, 3/333.)
    3) ÜÇÜNCÜ UYARI: İnsanlardan bazıları rukye tedavisi (okuyup üfleme) talep ettikleri zaman okuyan kişinin inancının sağlam olup olmadığını, Maksadını, İlmini araştırmıyorlar.
    Bu sebeple de sahtekârlara, Büyücülere ve kötü maksadlı olanlara yöneliyorlar.
    O bozguncular, yapıcı olmaktan çok yıkıcıdırlar.
    Hatta onların içinde niceleri vardır ki, haram olan şeyleri, Yahut bid'atları, Ya da şirk olan şeyleri insanlara emrederler. Böyle kimselerin şerlerinden muhafaza etmesini Yüce Allah (c.c.)'dan dileriz.
    Rukye (okuyup üfleme) talep eden kimseye gereken şey, dikkatli olması ve işini sağlam yapmasıdır. Yani, ya kendisi okumalı, Yahut da buna ehil olan imanlı ve ihlâslı kimseleri bulmalıdırlar.
    Şunu da iyi bilmelidir ki; Eğer şeriatın uygun gördüğü şartlar uygun olmazsa, rukye yapmak caiz olmaz.
    İslâm şeriatına uygun olan şartlar şunlardır:
    a) Okunan şeyler, Kur'an-ı Kerim ayetleri ya da Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz'in okuyup tavsiye buyurduğu dualar olmalıdır.
    b) Ayet ve hadisler orijinal metni ile ve mânâsı bilinerek okunmalıdır.
    c) Okuyanın şunu da çok iyi bilmesi gerekir ki, rukye'nin kendisi hiçbir tesir icra etmez.
    Her şey Allah (c.c.)'ın takdiri ile olur.
    Şifayı verecek olan da bizzat Allah (c.c.)'ın kendisidir. O, bir şeyi sebep kılmıştır.
    d) Aslı esası olmayan vehimlerden ve vesveselerden kaçınarak,
    Vesile olacak fiili işleyerek sonucu Allah (c.c.)'a bırakmalı ve samimiyetle Cenab-ı Hakk'a tevekkül etmelidir.
    Hz. Yusuf Aleyhisselâm'ın kıssasını anlatan şu ayetin mânâsını derin derin düşünmeliyiz:
    "Ayrı ayrı kapılardan (şehre) girin (ki size nazar değmesin.) Yine de Allah'ın takdir ettiği bir şeyi ben sizden gideremem. Hüküm ancak Allah'ındır. Ben ona güvenip dayandım. Tevekkül edenler de yalnız ona güvenip dayanmalıdırlar." (Bkz. Yusuf, 12/67.)
    e) Bilmelidir ki, gözdeğmesinden (nazardan) korunmak ve onu tedavi etmek, ancak Allah (c.c.)'dan ve onun Resûlü'nden gelen şeylerin doğruluğuna inanmakla mümkün olur.
    Eğer bu konuda şüphe ve tereddütleri olursa, ilacın tesiri de azalır.

    Alinti
  9. YuReGim

    YuReGim New Member

    Ce: Nazar Duası /Dualar / Nazar Duası okuyalım

    Nazar haktır. İnsana, hayvana ve hatta cansıza da nazar
    değer. Nazar hastalık yapar, hatta öldürür. Kadınlara ve çocuklara daha
    çok tesir eder.



    Peygamberimiz, nazar ile ilgil olarak,”Nazar insanı
    mezara, deveyi kazana sokar” “Hoşa giden bir şeyi görünce, "Maşaallah
    la kuvvete illa billah" denirse o şeye nazar değemez.” buyurdu.



    Sabah-akşam, 3 defa “Bismillahillezi la yedurru maasmihi
    şeyün fil erdi vela fissemai ve hüvessemiulalim” (16) okuyan, büyü,
    nazar ve zulümmden korunur.”



    Göz değene, Peygamber efendimizin bildirdiği şu tavizi okumalıdır:



    “Euzü bi-kelimatillahittammati min şerri külli şeytanın ve hammatin ve min şerri külli aynin lammetin.” (25)



    Nazar değen kimseye şifa için Ayet-el-kürsi, Fatiha,
    Muavvizeteyn (Felak ve nas) (57) ve Kalem suresinin son iki ayetini (ve
    in yekâdüllezîne keferû leyüzlikûneke biebsârihim lemmâ semi-uz- zikra
    ve yekûlûne innehû lemecnûnün ve mâ hüve illâ zikrun lilâlemîne) (62)
    okumanın muhakkak iyi geldiği bildirimiştir. Ayat-ı hırzı (76)okumak ve
    üzerinde taşımak da çok faidelidir.



    Herkes, bilhassa nazarı değen kimse, beğendiği birşeyi
    görünce “Maşaallah” demeli, ondan sonra, ne söyliyecekse, o şeyi
    söylemelidir. Önce Maşaallah deyince, nazar değmez.



    Büyüklerimizin bildirdiği Nazar Duâsı şöyle:



    Bismillâhirrahmânirrahîm bismillâhi azîm-iş- şâni
    şedîd-il birri mâ şâallahü kâne habese hâbisün min hacerin yâbisin ve
    şihâbin kâbisin. Allahümme innî radedtü ayn-el âini aleyhi ve alâ men
    ehabb-en-nâsi ileyhi ve fî keyedihî ve kilyetihî lahmün rakîkun ve
    azmün dakîkun fîmâ lehû yelîku ferci-il basara hel terâ min fütûrin
    sümmerci-il basara kerrateyni yenkalib ileyk-el basaru hâsian ve hüve
    hasîr ve in yekâdüllezîne keferû leyüzlikûneke biebsârihim lemmâ
    semi-uz- zikra ve yekûlûne innehû lemecnûnün ve mâ hüve illâ zikrun
    lilâlemîne lâ havle velâ kuvvete illâ billâh-il aliyy-il azîmi Lâ ilâhe
    illallâhü hısnî, men kâle-hâ dehale hısnî, ve men dehale hısnî emine
    min azâbî. Sadaka rasûlullahi sallallahü teâlâ aleyhi ve selleme. (67)

    Peygamberimizin okuduğu muhtelif Dualar:
    Nazara karşı şu duayı okumalıdır:
    "Yarattığı şeylerin şerrinden Allah (c. c.)' in tam olan kelimelerine sığınırım." (Ebu Davû»d, Tıp, 19; Dârimî, İsti'zan, 48; Muvatta, İsti'zan, 34; Ahmed b. Hanbel, 4/430)

    Yine şu duayı okumalıdır:
    "Bütün şeytanlardan, zararlı hayvanlardan,
    Kem gözlerden Allah (c.c.)'ın tam olan kelimelerine sığınırım.
    Hiçbir iyinin ve kötünün yapamadığı ve Allah (c. c.) 'in yaratıp vücuda getirdiği bütün şerlerin şerrinden,
    Gökten inenlerin ve göğe çıkanların şerrinden,
    Yerde bitenlerin ve yerden çıkanların şerrinden,
    Gecenin ve gündüzün fitnelerinin şerrinden,
    İyilik için kapı çalan hariç, gece ve gündüz her kapı çalanın şerrinden Allah (c. c.) 'ın tam olan kelimelerine sığınırım.
    Ey Rahman (olan Allah'ım)" (Buharî, Kitabü'l-Enbiya, 10; Müslim, Kitabu'z-Zikr, 54, 55; Ebu Davud, Kitabu't-Tıb, 19; Kitabu'l-Edeb, 98; Tirmizî, Kitabu't-Tıb'forum.vatan.tc 18; Kitabu'd-Deavât, 40; Ahmed b. Hahbel, 2/181, 290, 375, 448, 4/57.)



    Kur'an-ı Kerim'de Hz. Yusuf Aleyhisselâm'ın kıssası anlatılırken Hz. Yakup Aleyhisselâm'ın oğullarını Mısır'a gönderdiği vakit onların şehre girmeleri hakkında onlara şöyle tavsiyede bulunduğu zikredilmektedir:
    "(Yakup) dedi: Oğullarım! (Şehre) hepiniz bir kapıdan girmeyin.
    Ayrı ayrı kapılardan girin (ki size nazar değmesin.) Yine de Allah'ın takdir ettiği bir şeyi ben sizden gideremem.
    Hüküm ancak Allah'ındır.
    Ben ona güvenip dayandım.
    Tevekkül edenler de yalnız ona güvenip dayanmalıdırlar. (Yusuf, 12/67)
    Hafız İbn-i Kesir, bu ayeti tefsir ederken Selef imamlarından naklettiğine göre, Hz. Yakup Aleyhisselâm, küçük oğlu Bünyamin'i hazırlayıp ağabeyleri ile beraber Mısır'a göndereceği zaman Mısır'da şehre girerken hepsinin bir tek kapıdan değil, muhtelif kapılardan şehre girmelerini onlara emretmişti.
    Hz. Yakup Aleyhisselâm'ın böyle davranmasının sebebi şu idi: Çünkü Hz. Yakup Aleyhisselâm, insanların, çocuklarına "nazar" etmelerinden korkuyordu. Zira onlar, çok güzel fizikî yapıya sahip idiler.
    Yüce Allah (c.c.), kulu ve Resulü Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimize hitaben şöyle buyurmaktadır:
    "Doğrusu inkâr edenler, Kur'an'ı duydukları vakit (sana olan düşmanlıklarından dolayı) neredeyse gözleri ile seni yere sereceklerdi!
    Hâlâ da (senin için): Mutlaka o, delidir! Diyorlar.
    Halbuki Kur'an, bütün âlemler için bir öğütten başka bir şey değildir." (Kalem, 68/51-52)
    Bir kısım müfessirlerin beyanına göre, müşrikler, peygamberimiz tiz. Muhammed (s.a.v.) Efendimize olan kin ve hasedlerinden dolayı onu gözleri ile öldürmek istiyorlardı. Yani, gözleri ile ona nazar ediyorlar ve onu kıskanıyorlardı.
    Eğer Allah (c.c.)'ın koruması olmasaydı, ona fenalık yapacaklardı.
    Yüce Allah (c. c.), hasedcinin şerrinden kendisine sığınmamızı emretmektedir:
    "De ki: (Karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran) sabahın Rabbine sığınırım.
    Yarattığı şeylerin şerrinden,
    (Karanlık çöktüğü zaman) bastıran gecenin şerrinden,
    Sihir yapmak için düğümlere üfleyen büyücülerin şerrinden,
    Ve kıskandığı zaman kıskanç kişinin hasedinden (Allah'a sığınırım.)" (Felâk Suresi, 113/1-5)
    Bu surenin son ayetinde, hased eden kimsenin hasedinden Allah (c.c.)'a sığınılması açık bir şekilde emrolunmaktadır,
    Hasedci, Cenab-ı Hakk'ın, kuluna verdiği nimeti çekemez ve o nimetin yok olmasını ister.
    Bu, genel bir tutumdur.
    Hasedcinin nazar etmesini ve daha başka musibetleri içine alır.
    Yukarıda zikrolunan ayetler, gözdeğmesinin hak ve gerçek olduğuna bir delildir.
    Eğer gözdeğmesi (nazar) diye bir olay olmasaydı, onun şerrinden Cenab-ı Hakk'a sığınmaya da gerek olmazdı.
    Yine onun hak ve gerçek olduğuna dair sünnetten de deliller vardır.
    İnsanlardan pekçoğu gözdeğmesi ile ilgili olaylara daima şahit olmuşlardır ve şahit olmaya devam etmektedirler.
    Bazan bu gözdeğmesinin farkına varırlar ve onu bilirler.
    Bazan da onu bilip anlayamazlar.
    İnsanların başlarına gelen tecrübeler, zikredilenlerden çok daha fazladır.
    Nice ölen kimseler vardır ki, onların ölüm sebepleri bilinmez.
    Nice sağlam, kişiler de vardır ki, hasta olup yatağa düşerler fakat hastalıklarının gerçek sebebini bilmezler.
    Nazar (gözdeğmesi), toplumda vâki olan bir hususdur.
    Bazı kimselerin gözlerinde bir hâl vardır ki, konsantre olarak baktığı kişiye çeşitli zararlar verir.
    Bir kısım âlimlere göre, insanların gözbebeklerinden ve parmak uçlarından görünmeyen ışınlar saçılmaktadır.
    Gözdeğmesi gerçek olmakla beraber asıl sebebin ne olduğu bilinmemektedir.
    Onu ancak Yüce Allah (c.c.) bilir.
    Nasıl ki; mıknatıs, demiri kendine çeker. Fakat asıl çekme sebebini, onu yaratan Rabbimiz bilir. Nazar da öyledir.
    İmam Kastalanî diyor ki: "Bir çanak içinde süt olsa ve hayız gören bir kadın, elini o sütün içine soksa, o süt özelliğini kaybeder ve bozulur.
    Eğer temiz bir kadın, elini o sütün içine soksa, süte bir şey olmaz."
    Sebebini bilmediğimiz diğer şeyler de buna kıyas olunmalıdır.
    Gözü değen bazı kimselerin anlattıklarına göre, bir şeye gıpta ile bakıp imrendikleri zaman onların gözlerinden bir hararet çıkmaktadır.
    Gözdeğmesi ile ilgili olarak pekçok hadis-i şerifler de vardır.
    Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz nazar olayının, yaşanan bir gerçek olduğunu dile getirmiş ve şöyle buyurmuştur:
    "Gözdeğmesi hak ve gerçektir." (Müslim. Abdullah b. Abbas (r.a.)'dan rivayet etmiştir.)
    Hafız İbn-i Hacer diyor ki: "Yani, kem göz ile nazar edip gözdeğdirmek, toplumda var ve sabit olan bir şeydir."
    İmam el-Kurtubî de gözdeğmesinin sabit olduğunu zikrederek şöyle demiştir: "Bu durum, ulemanın ittifak ettiği bir hususdur. Ancak bid'at ehli olan bir taife bunu inkâr etmişlerdir.
    Onların görüşlerine karşı hadis-i şeriflerden pekçok deliller vardır.
    Yine bu olayları müşahede eden pekçok kimseler mevcuttur.
    Nice yiğitler vardır ki, gözdeğmesi, onları mezara koymuştur.
    Nice güçlü develer vardır ki, nazar, onları da tencereye koymuştur.
    Bütün bunların hepsi Cenab-ı Hakk'ın dilemesi ile olmaktadır."
    Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:
    "Onlar ise, Allah'ın izni olmaksızın kimseye bir zarar veremezler." (Bkz. Bakara. 2/102.)
    Aslı olmayan ve mesnedsiz bir şekilde inkâr yolunu seçerek şeriata ve akla muarız (karşı) olan kimseye iltifat olunmaz.
    Allâme İbn-i Kayyım diyor ki: "Vahiyden (dinden) ve akıldan nasibi olmayan bir taife, gözdeğmesi işini geçersiz saymışlardır.
    Onlara göre, bu nazar değme işi ancak bir evhamdan ibarettir. Onun aslı yoktur!
    Bunlar akıl ve nakil bakımından insanların en cahilidirler.
    Hicap (utanma) bakımından da insanların en kabasıdırlar.
    Sıfatlarıyla,
    Fiilleriyle ve tesirleriyle onlar, ruh ve nefisleri bilmekten uzaktırlar.
    Akıllı olan kimseler, her ne kadar göz-değmesinin sebebi ve tesiri hakkında ihtilâf etseler de nazar meselesini inkâr etmezler."
    Hafız el-Hattâbî de gözdeğmesi gerçeğine değinmiş ve şöyle demiştir: "Kem gözle nazar eden kimsenin hain bakışı, karşısındaki şahsa zarar verir."
    GÖZ DEĞMESİNİN SEBEPLERİ
    Bilmiş ol ki;
    Gözdeğmesi (nazar) iki sebepten dolayı olur:
    Biri, şiddetli düşmanlıktır. Diğeri de, bir şeyi beğenip onu güzel bulmasıdır.
    Resulüllah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmaktadır:
    "Gözdeğmesi hak ve gerçektir. Eğer kaderin önüne geçen bir şey olsaydı, nazar, onun önüne geçerdi." (Müslim, Abdullah b. Abbas (r.a.)'dan rivayet etmiştir.)
    Bu hadis-i şerifte gözdeğmesinin tesirine ve isabet etmesinin sür'atine işaret ve te'kid vardır.
    Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz yine şöyle buyurmuştur:
    "Allah (c.c.)'ın kaza ve kaderinden sonra benim ümmetimden ölenlerin çoğu gözdeğmesindendir." (El-Bezzâr. Câbir b. Abdullah (r.a.)'dan rivayet etmiştir.)
    El-Elbânî bu hadis-i şerif için "Sahih" demiştir.
    Hafız İbn-i Hacer de "Hasen" demiştir.
    Bazı insanlar bu nazar olayını garip bulurlar.
    Bazıları da dehşete kapılırlar. Bununla beraber olaylar onun varlığını tasdik etmektedir.
    Nice kimse vardır ki, Allah (c.c.) ona bolca mal ve nimet vermiştir de bir hasedcinin nefsi o nimetlere takılmıştır. Böylece o adamın malı bir felâkete ve zarara uğramıştır. Yahut bütün malı ve mülkü yokolup gitmiştir.
    Yine nice insanlar ve özellikle de bazı kadınlar vardır ki, Allah (c.c.) onlara son derece fizikî güzellik vermiştir de bir hasedcinin nefsi o güzelliklere takılmıştır.
    Böylece o güzele bir felâket.
    Yahut bir hastalık,
    Ya da benzeri bir musibet gelmiştir de uzman doktorlar onun tedavisinden âciz kalmışlardır.
    NAZARDAN KORUNMA TEDBİRLERİ
    Gözdeğmesi (nazar) illetine yakalanmadan önce korunmak için şu tedbirler alınmalıdır:
    1) BİRİNCİ TEDBİR: Sabah ve akşam koruyucu dua, evrad ve zikirlere devam edilmelidir.
    Onları okuyan kimseyi Allah (c.c.) nazardan muhafaza buyurur.
    Okunacak sure ve dualar çoktur.
    Bazıları şunlardır:
    Fatiha Suresi,
    Ayetü'l-Kürsî,
    Felâk Suresi,
    Nâs Suresi,
    Peygamber (s.a.v.) Efendimiz'in okuduğu muhtelif dualar.
    Şimdi bunları açıklayalım:
    a) Fatiha Suresi:
    "Hamd, Âlemlerin Rabbi (olan) Allah'a mahsusdur.
    O, Rahman ve Rahîm'dir.
    Din gününün sahibidir.
    Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.
    Bizi doğru yola hidayet et.
    Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna (ilet). Gazaba uğrayanların ve sapmışların yoluna değil." (Fatiha, 1/1-7)
    b) Ayetü'l-Kürsî:
    "Allah, kendinden başka hiçbir ilâh bulunmayan (Allah)'dır.
    O, Hayy ve Kayyûm'dur.
    Onu ne bir uyku yakalar, ne de bir uyuklama.
    Göklerde ve yerde bulunanların hepsi onundur.
    Onun izni olmadan katında hiç kimse şefaat edemez.
    O, (kullarının) yapmakta oldukları şeyleri ve önceden yaptıklarını bilir.
    Onun dilemesi hariç, insanlar onun ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilemezler.
    Onun kürsüsü, gökleri ve yeri içine alır.
    Onları koruyup gözetmek, kendisine ağır gelmez.
    O yücedir, büyüktür." (Bakara, 2/255)
    c) Felâk Suresi:
    "De ki: (Karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran) sabahın Rabbine sığınırım.
    Yarattığı şeylerin şerrinden,
    (Karanlık çöktüğü zaman) bastıran gecenin şerrinden,
    Sihir yapmak için düğümlere üfleyen büyücülerin şerrinden,
    Ve kıskandığı zaman kıskanç kişinin hasedinden (Allah'a sığınırım.)" (Felâk, 113/1-5)
    d) Nâs suresi:
    "De ki: İnsanlann Rabbine sığınırım. İnsanların melikine (mutlak sahibine).
    İnsanlann ilâhına (sığınırım.)
    Sinsi vesvesecinin şerrinden.
    İnsanlann kalplerine şüphe ve tereddüt sokan.
    Gerek cinlerden, gerek insanlardan." (Nâs, 114/1-6)
    e) Peygamberimizin okuduğu muhtelif Dualar:
    Nazara karşı şu duayı okumalıdır:
    "Yarattığı şeylerin şerrinden Allah (c. c.)' in tam olan kelimelerine sığınırım." (Ebu Davûd, Tıp, 19; Dârimî, İsti'zan, 48; Muvatta, İsti'zan, 34; Ahmed b. Hanbel, 4/430)

    Yine şu ayeti okumalıdır:
    "Doğrusu inkâr edenler, Kur'an'ı duydukları vakit (sana olan düşmanlıklarından dolayı) neredeyse gözleri ile seni yere sereceklerdi!
    Hâlâ da (senin için) mutlaka o, delidir! Diyorlar.
    Halbuki Kur'an, bütün âlemler için bir öğütten başka bir şey değildir." (Kalem, 68/51,52.)
    İnsanların ahvâline bakan kimse, nazar konusunda onlarda bir umursamazlık olduğunu görür. Oysa ki, bilhassa bebeklerin ve küçük çocukların şeriata uygun dualarla nazardan korunmaları gerekir.
    Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz, Hz. Hasan (r.a.) ve Hz. Hüseyin (r.a.)'ı şu dua ile koruyordu:
    "Sizi, bütün şeytanlardan, Zararlı hayvanlardan, Kem gözlerden, Allah (c.c.)'ın tam olan kelimelerine sığındırırım." (Buharî, Abdullah b. Abbas (r.a.)'dan rivayet etmiştir.)
    Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz, torunları olan Hz. Hasan (r.a.) ve Hz. Hüseyin (r.a.)'a hitaben yine şöyle derdi:
    "Şüphesiz ki, sizin atanız (İbrahim Aleyhisselâm) İsmail'i ve İshak'ı onlarla koruyordu." (Buharî, İbn-i Abbas (r.a.)'dan rivayet etmiştir.)
    2) İKİNCİ TEDBİR: Nazar değmesinden korunma yollarından biri de, korktuğu ve şüphelendiği kişilerin yanında güzelliklerini teşhir etmemelidir.
    Hafız el-Bağavî "Şerhü's-Sünne" eserinde anlattığına göre, Hz. Osman b. Affan (r.a.) çok güzel bir çocuk görmüştü.
    Bunun üzerine, onu nazardan korumak için çocuğun velisine şöyle dedi: "Bu çocuğun çenesine siyah boya sürerek onun güzelliğini kamufle ediniz."
    3) ÜÇÜNCÜ TEDBİR: Gözdeğmesinden korunma yollarından biri de, görüp beğendiği bir şey hakkında, gören kişinin bereketle dua etmesidir.
    Bir kimse, kendi gözünün başkasına zarar vermesinden korkarsa, ona baktığı zaman şöyle demelidir:
    "Allah (c.c.) onu sana mübarek etsin." (Benzer ifade ile Bkz. Ebu Davud. Nikâh, 36; Tirmizî, Nikâh, 7; İbn-i Mâce, Ezan, 2; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 3/281.)
    Veya şöyle demelidir:
    "Ya Rabbi! Ona mübarek eyle." (Benzer ifade ile Bkz. Müslim, Zühd, 74; Ebu Davud, Vitir, 31; Nesaî, Zekât, 12; İbn-i Mâce, Zühd, 8; Ahmed b. Hanbel, müsned, 3/108, 188, 5/77.)
    Yahut şöyle demelidir:
    "Mâşâallah (Allah ne güzel yapmış) Allah'tan başka kuvvet (sahibi) yoktur." (Ebu Davud, Edeb, 101.)
    Ya da buna benzer dualar etmelidir. O zaman Allah (c.c.)'ın izni ile zarar defolur gider.
    Ebu Ümâme (r.a.)'dan rivayete göre, Âmir b. Rebîa, Sehl b. Huneyf e uğramıştı.
    O sırada Sehl b. Huneyf banyo yapıyordu.
    Âmir b. Rebîa dedi ki: "Bugünkü gibi parlak bir cild görmedim."
    Bunun üzerine Sehl b. Huneyf in durumu değişti.
    Çok geçmeden sar'a nöbetine tutuldu. Bayılıp yere düştü.
    Gelip Peygamber (s.a.v.) Efendimiz'e haber verdiler.
    Ona şöyle dediler: "Yâ Resûlallâh! Sehl' in imdadına yetiş. Onu sar'a iletti tuttu ve yere düştü."
    Peygamber (s.a.v.) Efendimiz: "Kimin nazar etmesinden şüphe ediyorsunuz?" Diye sordu.
    Dediler ki: "Âmir b. Rebîa'dan şüphe ediyoruz."
    Bunun üzerine Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurdu:
    "Sizden biriniz kardeşinden hoşuna giden bir şey gördüğü zaman onun mübarek olması için dua etsin." (Ebu Ümâme rivayet etmiştir.)
    Daha sonra bir kap suya okudu ve Âmir'in o su ile abdest almasını emretti.
    Âmir de o su ile abdest aldı.
    Ayrıca yüzünü yıkamasını, Kollarını dirseklere kadar yıkamasını, Dizlerini yıkamasını, Eteğinin iç kısmını yıkamasını,
    Ve yine üzerine su dökmesini emretti.
    Zührî diyor ki: "Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz ayrıca ona, kabı ters çevirmesini emretti."
    Hadis-i şerifte gözdeğmesinin ilacı beyan olunmuştur. Buna göre, nazar eden kimsenin abdest azalarını yıkadığı ve bilhassa cildine temas eden iç çamaşırlarını yıkadığı su alınır ve nazar olunan kimsenin arkasından dökülür.
    Bir hadis-i şerifte Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmuştur:
    "Sizden yıkamanız istenirse, yıkayınız." (Müslim rivayet etmiştir.)
    Yani, bir şahıs gelip de sizden birinizin abdest ve gusül suyundan elbisenin bir kısmına sürmek isterse, bunu yapsın. Bundan dolayı ona kızmasın, demektir.
    Kendi nefsinden, başkasına nazar değmiş olmasından şüphelenen ve endişe duyan kimsenin yapması gereken şey, Allah (c.c.)'dan korkması ve gözdeğmesine sebep olabilecek şeylerden sakınmasıdır.
    Bunun için Allah (c.c.)'ı çokça zikretmeye devam etmelidir.
    İnsanlardan hoşa giden bir şey gördüğü zaman Allah (c.c.)'dan, onu mübarek kılmasını dilemelidir.
    Yüce Allah (c.c.)'ın, insanlara vermiş olduğu nimetlere kesin olarak hased etmemelidir. Çünkü, eğer onlara hased ederse, sanki Rabbine karşı itirazda bulunmuş gibi olur.
    İşte bu da apaçık bir hüsrandır.



    Alinti
  10. Almira

    Almira Administrator

    Ce: Nazar Duası /Dualar / Nazar Duası okuyalım

    [​IMG]
  11. Almira

    Almira Administrator

    Ce: Nazar Duası /Dualar / Nazar Duası okuyalım

    [​IMG]
  12. Almira

    Almira Administrator

    Ce: Nazar Duası /Dualar / Nazar Duası okuyalım

    Hasetten ve Nazardan Korunmanın İlacı



    Enes (r.a.) rivayet ediyor;

    a) Efendimiz (s. a. v.) "Kim acaib birşey gördüğünde, ما شَاءَ اللَّهُ لا قُوَّةَ إِلاَّ باللَّهِ، derse ona zarar vermez"

    b) Felak ve Nas Sûrelerini okumak.

    c) Fatiha ve Ayet-el Kürsi'yi okuyana da cin ve insanın nazarı isabet etmez.

    HASED VE NAZAR OLMUŞSA NASIL TEDAVi EDİLİR?

    a) Eğer hased eden biliniyorsa elleri dirseklere kadar, yüzü, ayakları ve izarının altı yıkanır. Hased olunmuş kişi onunla banyo yapar.

    b) Cinli hasta tedavisinde verdiğimiz dualar okunur.

    c) Hz. Hasan ile Hüseyin rahatsızlanmıştı da, Cebrail (a.s.) Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'e geldi ve Efendimizi hüzünlü buldu. Sebebini sorunca Efendimiz (s.a.v.)'i tasdik etti ve nazar haktır dedi ve bazı kelimeler öğreteyim onlarla oku dedi. Efendimiz (s.a.v.) "nedir onlar" dedi. Cebrail (a.s.)

    كنز العمال للمتقي الهندي

    "اللهم يا ذا السلطان العظيم ذا المن القديم ذا الرحمة الكريم وهي الكلمات التامات والدعوات المستجابات عاف الحسن والحسين من أنفس الجن وأعين الإنس"

    diye okudu. Efendimiz (s.a.v.) öyle, okudu Hasan ile Hüseyin kalkıp oynamaya başladılar.

    Efendimiz (s.a.v.) .buyuruyor ki; "Bu sığınmakla yani bu kelimeleri okumakla Allah (c.c.)'a sığının, çünkü bunların misli yoktur." (İbni Kesir, C. 4, S. 411).

    d) Fatiha, İhlas, Felak ve Nas'ı okurdu. Hz. Aişe şöyle anlatıyor: Kendisi vefatından önce hastalandığında ben okudum ve onun eline nefes ettim. Kendi eliyle kendisini meshetmesi için, çünkü onun eli benim elimden çok büyük ve bereketlidir. (Sahih-i Müslim, Şerhi Nevevi)

    insan nazardan korunmak için temime de takmaz. Temime nazarlık veya manası belli olmayan yazılara denir ki, takmak haramdır. Peygamberimiz (s.a.v.) "Temime takmak şirktir." buyurur, İmam-ı Ahmed, bu hadisin ravileri sikadır, yani kendine güvenilir zatlardır buyurdu. Bu konuda rukye bahsinde geniş izahat verdik.

    Hz. Ali (r.a.)'dan rivayetle Peygamberimiz (s.a.v.) buyuruyor,"Bismillah, helaya girdikleri zaman insanoğullarının avret yerleri ile cinlerin gözleri arasında perde olur." (Tirmizi, Ahmed)

    Enes'in (r.a.) rivayet ettiği başka bir hadiste "insan elbisesini çıkardığı zaman "bismillah ellezi la ilahe illahu" demesi cinlerin insanın avret yerini görmemelerine sebep olur." buyuruimaktadır. (İbnüssunni)

    "Bismillah-il hakim" insanın elbisesini çıkardığı zaman cinler ile kendisi arasına perde olur. (İbnüssuni, Taberanni)

    İnsan helaya ve hamama girmeden duaları okur ve içerde okumaz. Ancak unutmuşsa dilini oynatmadan kalbinden okuyabilir.

    İnsan Peygamberimiz (s.a.v.)'in bu tavsiyelerine uyar ve ona göre yaşarsa hem Efendimiz (s.a.v)'e ittiba ile sevap kazanır, hem cinlerin şerrinden kendini korur. Hem de gözükmesini istemediği avret yerini cinler görmez.
  13. Almira

    Almira Administrator

    Ce: Nazar Duası /Dualar / Nazar Duası okuyalım

    OKUNUSU
    Kul hüvallâhü ehad. Allâhüssamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
    MÂNÂSI
    De ki: O, Allah, birdir. Allah, her yönden eksiksizdir ve her dilegin merciidir, her sey kendisine muhtâc olan Sanli, Uludur. O, dogurmadi ve dogurulmadi. O'na hiçbir sey denk de olmadi.
    1xFelak Suresi
    OKUNUSU
    Kul e'ûzü birabbilfelak. Min serri mâ halak. Ve min serri gâsikin izâ vekab. Ve min serrinneffâsâti fil'ukad. Ve min serri hâsidin izâ hased.
    MÂNÂSI,


    [​IMG]
    De ki: Yaratilmislarin serrinden, karanlik çöktügü zaman gecenin serrinden, dügümlere üfleyenlerin serrinden ve haset edenin, içindeki hasedini disariya vurdugu vakit, serrinden; safak aydinliginin Rabbine (Allâh'a) siginirim.
    AÇIKLAMA
    Felak Suresi, Mekke'de nazil olmustur. 5 ayettir. Felak, sabah manasina geldigi gibi yarmak manasina da gelir. Bundan sonra gelen Nâs suresiyle birlikte ikisine "iki koruyucu" anlamina "muavvizeteyn" denir. Bu surelerin sifa maksadiyla okunduguna dair hadisler vardir.

    1xNAS Suresi
    OKUNUSU


  14. İsmail_un

    İsmail_un Banned

    Ce: Nazar Duası /Dualar / Nazar Duası okuyalım

    havasulesrar.com/sirlar-Nazar-ve-buyuden-dolayi-kismeti-bagli-olanlar-icin-41.htm
  15. Almira

    Almira Administrator

    Ce: Nazar Duası /Dualar / Nazar Duası okuyalım

    Nazar Duasi-Nazar Duasi okunuşu
    Uizükümâ bikelimâtillâhittâmmeti min kulli seytânin hâmmetin ve min külli aynin lâmmetin.

    Manasi:Ikinizde (Hasan ve Hüseyin R.A.) bütün seytanlarin,zehirli mahlükatin ve nazari isabet eden kötü gözden (göz degmesinden) Allahü Tealanin kelimat i Tamesinden (noksansiz kelimlerine)sigindirim.

    Peygamber Efendimiz s.a.v.bu duayi cok okurmus.

    *************************************************

Sayfayı Paylaş