Sporu Seven Atatürk Atatürkün Spor İle İlgili Resimleri Sporu Seven Atatürk Resimleri

Konusu 'Mustafa Kemal Atatürk' forumundadır ve Duru tarafından 12 Mayıs 2010 başlatılmıştır.

  1. Duru

    Duru Administrator


    Sporu Seven Atatürk Atatürk'ün Spor İle İlgili Resimleri Mustafa Kemal Atatürk Resimleri
    Sporu Seven Atatürk Atatürk'ün Spor İle İlgili Resimleri
    Atatürk'ün Spora Bkış Açısı
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]


    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]


  2. Duru

    Duru Administrator

    Ce: Sporu Seven Atatürk Atatürkün Spor İle İlgili Resimleri Sporu Seven Atatürk Resim

    Atatürk ve spora olan ilgisi

    [​IMG]


    İşgalci güçlerle maç yapan İstanbul takımları Atatürk’ü futboldan uzaklaştırdı.

    Gazeteci ve eski spor spikeri Doğan Yıldız “Zeki[​IMG] Çevik ve Ahlaklı Sporcu: Atatürk” kitabında Ulu Önder’in sporcu kişiliğini ön plana çıkardı.

    Yüzmeden güreşe[​IMG] bilardodan kürek çekmeye kadar birçok spora tutkun olan Atatürk[​IMG] futbola daima mesafeli oldu. Galatasaray ve diğer İstanbul takımlarının işgal güçleriyle maç yapması ve samimi pozlar vermesi Atatürk’ü çok üzüyordu. Mütareke yıllarında işgalci güçlerle maç yapmayan Fenerbahçe’ye ise Atatürk her zaman sempati duydu.

    Atatürk’ün devrimleri arasında her nedense “spordaki devrimleri” hep geride kaldı. Oysa ki Atatürk[​IMG] gerçek bir spor inkılapçısıydı. Türk kadını ilk kez onun çalışmalarıyla 1926’da gerçek anlamda spora dahil olurken[​IMG] dünyadaki kadınlar Olimpiyatlara ancak 1928 yılında kabul edildi. Fransızların ünlü spor gazetesi “L’auto”[​IMG] Atatürk’ün sporcu yönünü şu satırlarla duyurdu: “Dünyada ilk defa beden eğitimini mecburi kılan devlet adamı oldu. Yalnız kağıt üzerinde nutuklarla değil[​IMG] bunu bilfiil stadyumlar ve spor merkezleri yaptırarak üzerine getirdi.”

    Mustafa Kemal[​IMG] çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin sporda da varolduğunun duyurulmasını için 1924 Paris Olimpiyatları’na katılma kararı aldı. 3 atlet[​IMG] 3 bisikletçi[​IMG] bir eskrimci[​IMG] 4 güreşçi ve 19 futbolcu ile gidilen Paris’te[​IMG] Türk sporcular başarılı olamadılar. Atatürk[​IMG] mümkün olduğu kadar hem katılımcı[​IMG] hem de izleyici olarak sporla ilgilendi. Atatürk’ün yaptığı sporlar arasında şunlar sayılabilir: Güreş[​IMG] binicilik[​IMG] atıcılık[​IMG] yürüyüş[​IMG] avcılık[​IMG] jimnastik[​IMG] yüzme[​IMG] kürek[​IMG] bilardo[​IMG] eskrim[​IMG] yat[​IMG] satranç[​IMG] briç[​IMG] dans.

    Pehlivan Atatürk
    Doğan Yıldız[​IMG] araştırmasında Atatürk’ün tüm sporlar arasında en büyük ilgiyi güreşe gösterdiğini belirtiyor. Atatürk’ün gerek Kurtuluş Savaşı öncesi[​IMG] gerekse de sonrasında düzenlediği güreş müsabakalarının yanı sıra[​IMG] kendi tutuştuğu ve kapıştığı güreşler de var. Atatürk’ün bir güreş anısını ise Sıtkı Koraltan[​IMG] babası Refik Koraltan’ın ağzından şöyle anlatıyor: “Atatürk bir gün[​IMG] kuvvetten[​IMG] güreşten ve pehlivanlıktan bahsederken kendisine güreş teklifinde bulunmuş. Bir süre sonra[​IMG] babamın çekinerek işi hafif tuttuğunu sezen Atatürk[​IMG] ‘Ciddi güreş yapalım’ demiş. Emrini ‘Yüklen yahu’ diyerek tekrar edince[​IMG] babam[​IMG] ‘Ne ısrar ediyorsun Paşam[​IMG] Cihan’ın sırtını yerine getiremediği bir kahramanın sırtını ben mi yere getireceğim?’ diye cevap vermiş.”

    Denizi çok seven Atatürk[​IMG] “1 Temmuz Kabotaj Bayramı” deniz şenliklerinde kürek yarışlarını izlemek için yarış saatlerinden önce Ertuğrul yatı ile Moda koyuna hareket ederdi. Atatürk[​IMG] bir gün teknelerden “fıtayı” (yarış teknesi) çok merak etti. Bu yüzden[​IMG] Galatasaray Spor Kulübü’nün 12 numaralı üyesi Ruşen Eşref Ünaydın’ın aracılığıyla[​IMG] tek çifte bir fıtayı Florya’ya getirtti. Galatasaray Kulübü’nde o dönem kürek sporu yapan Profesör Bedii Gorbon[​IMG] şöyle anlatıyor: “Gazi[​IMG] Florya’da bizi bekliyor[​IMG] kürek çekecek[​IMG] fıtayı merak etmiş’ dediler. Köşkün önünde fıtayı motordan denize indirdik. Biraz sonra Atatürk göründü[​IMG] ayağında lastik bir pabuç[​IMG] üstünde de slip bir yün mayo vardı. Fıtaya bindi[​IMG] 50 metre kadar kürek çekti. Sonra yoruldu ve dümende oturduğu sırada bana dönerek ‘Senin çok acayip bir sandalın var[​IMG] biraz sen kürek çek de görelim’ dedi. Tam 45 dakika Atatürk’ü dolaştırdım. Fıtanın dümen yerinde oturan büyük Gazi[​IMG] insana müthiş bir hamle veriyordu. O zaman tek çiftede Türkiye rekoru ve şampiyonluğu bende idi. Eğer o sırada dakika tutulsaydı[​IMG] muhakkak ki bu rekoru çoktan kırmış olurdum.”

    Bilardo ile sakinleşiyordu
    Atatürk[​IMG] bilardoyu ilk kez Manastır şehrinde gördü. Ama oynama tutkusu Harbiye’deyken Beyoğlu yaşamında başladı. Bilardo[​IMG] Atatürk’ün Cumhurbaşkanlığı yıllarında günlük yaşamında hep yer aldı. Özellikle[​IMG] yoğun düşünme ve karar verme aşamalarında ya da yalnızlıktan canı sıkıldığında eli hep ıstakaya gidiyordu. Oyun arkadaşları çoğunlukla Dr. Tevfik Rüştü Aras[​IMG] Nuri Conker ve Salih Bozok’tu. Özellikle Nuri Conker’le oynamaktan ve oyun sırasında ona takılmaktan hoşlanırdı. Atatürk’ün bilardodaki en zorlu rakiplerinden biri İnönü idi. İsmet İnönü ile iddialı bilardo maçları yapardı. İkisi de bilardocuların tabiriyle ”ince“ vuruşlardan büyük keyif alırdı. Atatürk tavla oynamıyı da çok severdi.

    Hayatı boyunca sadece üç maç izledi
    Mustafa Kemal[​IMG] yaşamı boyunca sadece üç futbol maçı seyretti. Atatürk ilk futbol maçını Selimiye Kışlası’nda binbaşı rütbesiyle görevliyken Galatasaray’ın İstanbul’da Romanya Karması’nı 4-2 yendiği[​IMG] 6 Nisan 1914 günü izledi.

    Atatürk’ün hayatında izlediği belki de en önemli maç ise[​IMG] Kurtuluş Savaşı’nda Büyük Taarruz öncesi[​IMG] özel anlam taşıyan “Subaylararası futbol maçı” oldu. Başkumandan[​IMG] Büyük Taarruz’un yerini ve tarihini arkadaşlarıyla gizli bir toplantıda belirlemek istiyordu. Bu görüşme nedeniyle[​IMG] Mustafa Kemal Paşa[​IMG] Konya’ya giderken 28 Temmuz 1922 günü[​IMG] Akşehir’de bir futbol maçı düzenlettirdi. Başkumandan ve yüksek rütbedeki komutanların bu futbol maçını izlemeye gidecekleri yolundaki haberler[​IMG] Türklerin bir süre daha taarruza girişemeyecekleri yolundaki kanıyı güçlendirdi. Kolordu Subayları ile Batı Cephesi Subayları arasındaki maçı izleyen Başkomutan Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları[​IMG] o gün[​IMG] 26 Ağustos sabahı taarruz kararı aldı...

    Sivil Mustafa Kemal’in futbolla hiçbir yakınlaşması olmadı. Futbol izlemese de zaman zaman kulüpleri ziyaret etti. Atatürk’ün akşam sofralarında her şey konuşulmasına rağmen[​IMG] futbolun sofra muhabbeti olduğu konusu birkaçı geçmedi. Atatürk[​IMG] Cumhuriyet’ten sonra futbol maçlarına hiç gitmedi. Hem de üç büyük kulübün yöneticileri kendisinin yakın dostuydu. Adına futbol maçları düzenlendi[​IMG] yine de ilgi göstermedi. Bunun nedeni[​IMG] kimilerine göre İstanbul’un işgal yıllarında spor kulüplerinin işgal kuvvetleri takımları ile maçlar yapıp dostane fotoğraflar çektirmeleriydi. Hatta Galatasaray da dahil İstanbul takımlarının mütareke yıllarında işgalci güçlerle maç yapması Ata’yı çok üzüyordu. İşgal sırasında yabancı takımlarla maç yapmayan Fenerbahçe’ye ise Atatürk’ün sempati duyduğu biliniyordu. Ata’nın futbola karşı soğuk duruşunun nedeni kimilerine göre de bazı spor kulübü mensuplarının Milli Mücadele’ye katılmalarına rağmen[​IMG] büyük kısmının ilgisiz kalışıydı. Hatta[​IMG] Atatürk bazılarının Milli Mücadele’ye destek vermeleri bir yana köstek olmalarını affedemedi.


    [​IMG]
    İsmet Paşa’ya yüzme öğretti
    Cumhuriyet’in ilk yıllarında Florya kıyıları yüzme öğrenmek için ideal bir yerdi. Atatürk de yüzmeye başlamak için burayı seçti. Eline geçen bir yüzme kitabından gördüklerini uygulamaya başladı. Sabahın ilk saatlerinde denize giriyor[​IMG] kendince yüzebilme hareketleri yapıyordu. Kısa bir sürede kulaç atmayı öğrendi. Bir yaz günü Başbakan İnönü[​IMG] Atatürk’ü Florya deniz köşkünde ziyarete geldiği sırada[​IMG] Gazi denizde yüzmekteydi. İnönü gelince[​IMG] Atatürk[​IMG] suyun içerisinden kendine seslendi: “İsmet[​IMG] oradan bir mayo giy de[​IMG] gel yarışalım!” Başbakan gülerek karşılık verdi: “Paşam[​IMG] ben yüzme bilmem ki!” Mustafa Kemal[​IMG] bu cevap üzerine tekrar seslendi: “Peki o zaman. Bir hafta sonra yüzmeyi öğren de gel. O zaman yarışalım.” İsmet Paşa[​IMG] bu söz üzerine Heybeliada’da bir deniz subayı nezaretinde yüzme dersleri almaya başladı. İlk denemesinde sandaldan suya “çivileme” bir atlayış yaptı. Sonra da bu atlayış kendisiyle özdeşleştirilerek “İnönü çivilemesi” olarak anılmaya başladı. Bir hafta sonra[​IMG] İsmet İnönü[​IMG] Atatürk’ü Florya Köşkü’nde ziyaret ettiğinde birlikte suya girdiler. Yarışmadılar ama birlikte yüzdüler.

    Atatürk sporu sever[​IMG] ekseriye hafif jimnastik eksersizleri yapardı.
    Atatürk[​IMG] İstanbul Florya’da bulunduğu zamanlarda her gün denize girmekte[​IMG] kürek çekmekte[​IMG] halkla haşır neşir olmaktadır.
    İsmet İnönü’nün yüzmeyi öğrenmesi Atatürk’ün direktifiyle olmuştur.
    Atatürk Florya’da yüzerken Başbakan İsmet İnönü gelir.
    Atatürk Seslenir:
    “İsmet gel! Gelde yarışalım” der
    İsmet İnönü kollarını açarak
    “Paşam[​IMG] ben yüzme bilmem ki “
    Bunu duyan Atatürk :
    “Sana bir hafta süre. Bir hafta sonra birlikte yarışacağız” der
    İsmet İnönü Heybeliada’daki Deniz Askeri Lisesi Sınıf Subayı Ulvi Tekeş’le tanışır. Kısa bir süre içinde yüzme öğrenmek istediğini bildirir.
    Heybeliada ile Kaşıkadası arasındaki derin bir yere deniz motoru ile gidilir. Ulvi Tekeş dalar İsmet İnönü’ye
    “Sayın Paşam atlayın” der
    “Nasıl atlayacağım”
    “Çivileme atlayacaksınız”
    İsmet İnönü anlatıldığı şekilde çivileme atlar. Bu İsmet İnönü’nün meşhur çivilemesidir. İlk atlayışıdır. Suyun yüzüne çıkınca kendini subayın kollarında bulur. Çırpınmaya başlar. Sonrada yüzme kurallarına uyarak birkaç gün içinde yüzmeyi öğrenir ve Florya’nın yolunu tutar.

    6 Eylül 1936 Pazar günü Moda koyunda yapılan yelken ve kürek yarışlarını Türkiye’de bulunan İngiltere Kralı VIII Edward ile birlikte Ertuğrul yatından izlemiştir. Florya plajında denizde mayo ile çekilmiş fotoğraflarını gazetelerde yayınlatarak halkımızı denizden yararlanmaya çağıran ilk insan da toplumumuzda Atatürk olmuştur. Atatürk’ün bütün bu hareketleri[​IMG] hep hesaplı[​IMG] hepsi bir amaca yöneliktir. Türk halkını kendi öz benliğine kavuşturmak[​IMG] küsmüş bulunduğu doğa ile barıştırmak[​IMG] hayatın anlamını daha fazla tanımasını sağlamaktır. Köşk’teki kürek çekme kondisyon aleti şimdi[​IMG] Anıtkabir müzesindedir.


    [​IMG]
    Spor giysilerinde de modayı takip etti
    Atatürk[​IMG] her şeyde olduğu gibi[​IMG] spor giyimde de çağının önüne geçti. Ata’nın Türkiye’de özel terzileri vardı. Ancak[​IMG] Paris’te özel bir terzide vücut modeli bulunuyor[​IMG] özellikle merasimlerde giyeceği kıyafetler orada dikiliyordu. Cemal Granda Atatürk’ün giyimi ile ilgili şunları söylüyordu: “En çok lacivert takım elbisesini severdi. Bu elbise eskidiği halde atmıyor[​IMG] ördürüp yine giyiyordu. Gömleklerinin hepsi beyaz[​IMG] yaka numarası 41-42’ydi. Ölçüsü bilindiğinden İsviçre’de yapılır[​IMG] hazır gelirdi.” Beyoğlu’ndaki özel terzisi Arman ise[​IMG] “Atatürk[​IMG] çizgili renkli çorapları severdi. O devrin en şık çoraplarıydı bunlar. 44 numara giydiğini sanıyorum” diyordu. Atatürk[​IMG] uzun süreli kürek çekişlerinde terleme durumunu göz önünde bulundurarak “askılı mayo” giymeyi tercih ederdi. Yüzme sırasında ise[​IMG] genelde bu yaz Bodrum plajlarında da moda olan[​IMG] o dönemin modası olan tek parça “kemerli mayoyu” tercih ederdi. Bornozunu ve deniz ayakkabısını daima hazır bulundururdu.


    [​IMG]
    1 Temmuz 1935[​IMG] Atatürk Afet İnan’la Moda Deniz Kulübü’nde




    [​IMG]
    17 Temmuz 1936[​IMG] Atatürk Florya'da




    [​IMG]
    Ocak 1937[​IMG] Atatürk Florya Plajında




    [​IMG]
    Atatürk Florya’da Kürek çekerken




    [​IMG]
    17 Temmuz 1937[​IMG] Atatürk Florya’da yüzerken




    [​IMG]
    Haziran 1935[​IMG] Atatürk[​IMG] Afet İnan ve Kılıç Ali Bey’le Moda’da Deniz Kulübü Yelken yarışlarında




    [​IMG]
    28 Haziran 1935[​IMG] Atatürk Florya’da sahilde deniz sıcaklığına bakıyor.




    [​IMG]
    Temmuz 1935[​IMG] Atatürk Florya’da sandalla geziyor.




    [​IMG]
    7 Temmuz 1935[​IMG] Atatürk[​IMG] Salih Bozok ve Kılıç Ali Bey ile Florya’da denizde




    [​IMG]
    19 Haziran 1936[​IMG] Atatürk Afet İnan ile Florya’da

Sayfayı Paylaş